T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/699 Esas - 2025/289
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/699
KARAR NO : 2025/289
BAŞKAN : ....
ÜYE :....
ÜYE :.....
KATİP : ...
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ... ...
KAYYIM : ....
DAVA : Ticari Şirket
DAVA TARİHİ : 09/10/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025
Mahkememizde görülen ticari şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davanın yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, davalının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 381498 sicil numarasında 03/04/2015 tarihinde tescil edilerek tüzel kişilik kazandığını, müvekkilinin bu şirkette dava dışı Heybet Karaduman ile %50'şer oranında paya sahip olduğunu, anılan ortağın oğlu ile müvekkilinin şirketi birlikte temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, 23/11/2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında temsil ve ilzama dair kararın yenilendiğini, yönetimde uyumsuzluk çıktığını, sürenin dolmasına rağmen yönetiminin seçilmediğini, şirketin fesih ve tasfiyesi için öncesinde ... 5. ATM'nin 2016/438 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dava içinde açılan sorumluluk davasının tefrik edildiğini, her iki ortağın üç yıllığına yönetici olarak seçildiklerini ve 23/11/2019 tarihine kadar yönetim kurulunun varlığının sürdüğünü, davalının 23/11/2019 tarihinden bu güne kadar yönetim kurulu organı eksikliği yaşamakta olduğu, bununla birlikte TSG belirtilen şirket amacı ve konusu kısmındaki faaliyetlerine de devam edemeyerek faaliyetlerinin durduğunu, TTK'nın 529 ve 530. maddeleri uyarınca fesih ve tasfiye şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, davalının haklı sebeplerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı şirkete temsil kayyımı olarak atanan ... ...., 26/02/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında şirketin gayri faal olduğunu, herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı bildirmiştir.
KANITLAR : ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalının ticaret sicil dosyası örneği celbedilmiştir.
... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden 2016/438 Esas ve 2017/297 Esas sayılı dosyaları celbedilmiştir.
.... İl Müdürlüğü'nden davalı şirketin prim borcunun bulunup bulunmadığı sorulmuştur.
... Defterdarlığı'ndan davalı şirketin faaliyetinin devam edip etmediği ve vergi borcunun bulunup bulunmadığı soruşturulmuştur.
Taraf teşkili ve menfaat çatışması bakımından davalıya kayyım atanmıştır.
Mahkememizce resen belirlenen SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmış, alınan bilirkişi raporunda; şirketin Çankaya Vergi Dairesi'nce verilen müzekkere cevabından da anlaşılacağı üzere, 25/11/2024 tarihinde yapılan yoklamada adresin boş ve kapalı olduğu için mükellefiyeti re'sen terk ettirildiği, bu tarihten sonra da herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, tasfiyesi gereken bir mal varlığının olmadığı, şirketin vermiş olduğu geçici beyannamesine göre, 20.222,78 TL zararının bulunduğu, 2016 yılından bu yana maddi duran varlıkların hiç değişmediği, stoklarda yer alan emtianın dayanıklı mallar olmadığı, bu durumun hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı hususlarının tespit edilmiş bulunduğu, mevcut fiili duruma göre, şirketin tasfiyesinin gerekip gerekmediği yönünün mahkeme takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, haklı nedene dayalı davalı anonim şirketin fesih ve tasfiyesine yöneliktir.
Somut uyuşmazlıkta davalı anonim şirketin dava ve dava dışı iki ortaktan teşekkül ettiği, yarı oranda ortaklıklarının bulunduğu, şirketin 03/04/2015 tarihinde tüzel kişilik kazandığı, davacı ile diğer ortağın oğlunun müştereken temsil ve ilzama yetkili olarak 1 yıl süre ile belirlendiği, sürenin dolmasına rağmen genel kurul toplanarak yönetim kurulunun belirlenmediği, dava konusu olduğu, yargılama sırasında genel kurul toplanarak 23/11/2016 tarihinde yeniden aynı kişilerin birlikte temsil ve ilzama yetkili olarak atandıkları, sürenin 23/11/2019 tarihinde dolduğu, genel kurul toplantılarının yapılmadığı, yeni yönetim kurulunun seçilmediği, davalının ticari faaliyetini sona erdirdiği, ticari defter ve kayıtlarındaki bilgilerin aynı şekilde tekrar ettiği, gıda alanında faaliyette bulunmak üzere kurulduğu, şirketin zararda olduğu, maddi duran varlıklarının 2016 yılından beri hiç değişmediği, yapılan işin niteliği gereği bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, vergi yetkililerince gayrıfaal olduğunun tespit edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, davalı anonim şirketin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
Ancak, kanun koyucu haklı sebebin ne olduğunu tanımlamış değildir. Somut olayın özelliğine göre haklı sebebi, hakim tayin edecektir. Genel olarak haklı sebep, şirket ve ortaklık ilişkisini çekilmez hale getiren vakıalar olarak ifade edilebilir. Örneğin şirketin sürekli kötü yönetimi, hakim ortak veya ortakların azlık hak sahibi ortakların menfaatlerine aykırı davranması, kötüye kullanma şeklinde kazanç artmasına rağmen kar payının dağıtılmaması, ortakların bilgi alma, denetleme, kar payı alma v.s haklarının daimi olarak ihlali, organların daimi ve sürekli halde çalışamaz hale gelmesi, kişisel durumlar gibi. Anılan düzenleme uyarınca anonim şirketin feshine veyahut çıkarma gibi uygun bir çözüme karar verilebilmesi için, davacının haklı sebebi kanıtlaması gerekmektedir. Haklı sebebin varlığı, tanık dahil her türlü ispat vasıtasıyla kanıtlanabilir. Haklı sebebin varlığının kabulünde, mahkeme, taleple bağlı kalmaksızın fesih yerine talep edenin ortaklıktan çıkarılmasına da karar verebilir. Ancak, bu çözüm izin de haklı sebebin varlığı kanıtlanmalıdır.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacının, davalının ortağı olduğu ve ortaklık durumunun işbu davayı açmaya yeterli bulunduğu sabittir. İddia, savunma, ticaret sicil dosyası, bilirkişi kurulu raporu ile tüm kanıtlardan, davalı anonim şirketin gıda alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu, tüzel kişilik kazanmasından sonra davacı ile dava dışı diğer ortağın oğlunun birlikte temsil ve ilzama yetkili kılındığı, yönetim kurulunun süresinin dolmasına rağmen genel kurul yapılarak yeni yönetimin seçilmediği, davacının yönetim kurulu seçimi ve tazminat istemli açtığı davanın yargılaması sırasında 2016 yılı içinde genel kurul yapıldığı, 3 yıllığına yeni yönetimin aynı şekilde seçildiği, sürenin dolmasına rağmen yeni yönetimin seçilmediği, genel kurulların yapılmadığı, davalının faaliyetini terk ettiği, gelir elde etmediği, zararın oluştuğu, ortakların bir araya gelmedikleri, şirketin kayden var olduğu, davacı açısından haklı sebebin kanıtlandığı, fesih ve tasfiye dışında başka çözüm gerektirir durum olmadığı, davacının davasının subuta erdiği, fesih ve tasfiye koşularının oluştuğu sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne,
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı ... ... FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Davalı şirkete tasfiye memuru olarak .... T.C. Kimlik nolu mali müşavir ... ... tayin edilmesine,
3-Tasfiye memuru için aylık 2.500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davalı şirketten tahsiline,
4-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile noksan olan 187,80 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç 612,00 TL posta gideri ve bilirkişi ücreti 5.000,00 toplamı 6.467,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket temsilcisinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 07/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ....
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ....
e-imzalıdır