TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2025
KARAR TARİHİ : 23/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; e-faturalardan ve bakiye cari hesaptan kaynaklanan 5.341.950,18 TL alacağının tahsili amacıyla davalıya karşı ... İca Müdürlüğü 2025/... E sayılı dosyası ile haciz yoluyla ilamsız takip başlatılarak örnek no:7 ödeme emri gönderildiğini, takip borçlusu davalı tarafından ödeme emrine karşı süresinde itiraz edilerek takip durmuşsa da ileri sürülen itiraz sebeplerinin yerinde olmadığını, takip alacaklısı davacı müvekkil alacağını halen tahsil edemediği için takip borçlusu davalının itirazının iptali ile duran takibin devamı istemiyle dava açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile duran takibin devamına, haksız ve kötüniyetli davalı yan aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının dilekçesinde belirttiği çok sayıda e-fatura ile 5.341.950,18 TL alacak iddiasında bulunduğunu, ancak faturalarda yer alan mal miktarları ile sevk irsaliyelerindeki miktarların örtüşmediğini, fazla miktarda mal bedeli yansıtıldığını, teslimatların eksik yapıldığını, müvekkil tarafından sipariş edilen malzemelerin tamamının teslim edilmediğini, satıcının, kararlaştırılan malı eksiksiz teslim etmekle yükümlü olduğunu, bu nedenle davacının teslim edilmeyen malların bedelini talep edemeyeceğini, teslim edilen malların ayıplı olduğunu, teslim edilen ürünlerin önemli bir kısmının sözleşmeye ve ticari teamüllere uygun nitelikte olduğunu, oluklu mukavva kutular ve plakaların büyük bölümünde ölçü farklılıkları, dalga yönü ve mukavemet hataları, yırtılma ve ezilme gibi üretim kusurları mevcut olduğunu belirterek davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 35 adet faturalara dayalı cari hesap bakiye alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, faturalara dayalı cari hesap alacağın tahsilini istemiş, davalı borçlu davanın reddini savunmuş olup, somut olayda ispat yükü üzerinde olan davacının alacağını ispatla yükümlü olduğu, uyuşmazlığın, davacının davalıya düzenlediği faturalara dayalı cari hesap bakiyesinden dolayı davalıdan takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ... İcra Dairesinin 2025/... sayılı icra takibinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 5.341.950,18 TL alacağın tahsilinin istendiği, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine davalının süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür.Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, davacıya ait defterlerin, 213. sayılı V.U.K.’nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak tutulduğu, incelemeye sunulan defterler yevmiye ve kebir defterleri e defter olup, e defter kayıtları https://www.edefter.gov.tr/ anasayfa.html internet adresinden indirilen e-defter görüntüleyici programıyla görüntülenerek incelenmiş ve beratlarının geçerli olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde cari hesap bakiyesi 5.341.950,18 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmiş ise de, davalı tarafa HMK m.202 hükmüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini sunmadığı ve dosyaya evrak sunulmadığı nedenleriyle davalının ticari defterlerinin incelenemediği belirtilmiştir.HMK m. 222 hükmündeki koşullar çerçevesinde, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK`daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut olay birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için kesin süre verilmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği ve fakat meşruhata rağmen davalı borçlu şirketin ticari defterlerini mahkememize incelemeye sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve bilirkişice şirket defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilmiştir. Davalı borçlu defterlerini sunmayarak davacı şirketin ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, davacı şirketin incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş, ayrıca davalının ayıp iddiasını somutlaştırmadığı gibi bu yönde dosyada herhangi delile rastlanmadığı gözetildiğinde, davacının kendi ticari defterlerinde yer alan 5.341.950,18 TL alacak üzerinden davanın kabulüne ve dava konusu alacağın faturalara dayalı cari hesap bakiyesinden kaynaklandığından likit-bilinebilir olduğunun kabulü ile davacı yararına hükmolunan tutar üzerinden koşulları oluşan icra inkar tazminatına dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun ... İcra Dairesinin 2025/... sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
2-Kabul edilen 5.341.950,18 TL alacağın %20’si oranında hesaplanan 1.068.390,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 364.908,62.-TL harçtan peşin yatırılan 64.517,41.-TL harcın mahsubu ile bakiye 300.391,21.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 701.614,52.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 65.220,31.-TL harç ve 6.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 846,00.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam72.066,31.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026
Başkan e-imza
Üye e-imza
Üye e-imza
Katip e-imza