T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .../...
KARAR NO : .../...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
KARAR TARİHİ : ...
DAVACILAR : 1-) ... (...)
...
2-) ... (...)
...
VEKİLİ : Av. ...
...
DAVALI : ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
[...] UETS
DAVA : Şirket Müdürünün Sorumluluğu
KARAR TARİHİ : .../...
KARAR YAZIM TARİHİ : .../...
Davacılar ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin ... San.ve Tic. Ltd.Şti.nin ortakları olduklarını, davalı ...'nin, davalı şirketin imzaya yetkili müdürü olduğunu, davalı ...'ın yetkili müdür olarak hakkını kötüye kullanarak şirketin ... Şubesi hesabına yatırılan paraların tahsil edilerek şirket hesabına aktarmadığını, şirket adına ... tarafından banka hesap numarasına yapılan ödeme miktarlarının müvekkilleri tarafından bilinmediğini, şirket hesapları ile ilgili müvekkillerine bilgi verilmediği gibi müvekkillerinin şirketten uzaklaştırıldığını, alacak davası açıldığını, ortaklık ilişkisinin devamının imkansız hale geldiğini belirterek, şirkete ait banka hesaplarının celbi ile davalı tarafça şirket adına 3.kişilerden yapılan tahsilatların tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte TTK'nın 555.maddesi gereği şirket adına davalından tahsiline, müvekkillerinin davalı şirket ortaklıklığından çıkarılmasına, şirket malvarlığının ve şirket adına yapılacak tahsilatların müvekkillerinin payları nispetinde ödenmesine, müvekkillerinin davalı şirketteki haklarına karşılık ve fazlaya ait olmak üzere ... TL ortaklıktan çıkma payı alacağının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacıların iddialarının gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, müvekkili ... yatırılan paranın şirket hesabına aktarmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacıların şirket ortaklığından çıkmak istediklerini, ortakların birbirleriyle anlaşamadıklarını, biraya gelip şirketin işleyişine yönelik sağlıklı toplantıların yapılamadığını, genel kurulun toplanamadığını belirterek, davacıların ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ... E., ... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ:
.... Asliye Ticaret Mahkemesince ise .../... Esas sayılı dosyada ... şirketi tarafından şirket ortağı ... aleyhine karşı açılan alacak davasının da dava dosyası ile birleştirilmesinden sonra mahkemece yapılan yargılama neticesinde ... E., ... K.sayılı karar ile; asıl davanın, davacıların şirket ortaklığından çıkması, davalı şirket müdürünün şirket adına 3. kişilerden tahsilatı yapılıp şirkete aktarılmayan tutarların tahsili, birleşen dava ise şirket ortağının üçüncü kişilerden şirket adına yaptığı tahsilatların şirkete ödenmesi istemine ilişkin olduğu, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi sunmuş ise de ıslah harcını yatırmadığı, tarafların birbirleri aleyhine açtıkları davalar nedeniyle birlikte hareket etme iradesinin ortadan kalktığı, aralarındaki güvenin zedelendiği, asıl davada davacıların çıkma talebinin yerinde olduğu, asıl davada davacıların şirket müdürünün üçüncü kişiler tarafından şirket hesabına gönderilen paraların şirkete aktarılmadığına dair iddiasının doğrulanmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şirketin kötü yönetildiği, şirket müdürüne genel kurul kararı olmadan maaş ödemesi yapıldığı anlaşılmış ise de ...’nin davalı konumunda bulunmadığı, bu kişiler hakkında sorumluluk davası açılıp, bir miktar paranın tahsiline karar verildiğinde, bu paraların şirket özsermayesine eklenerek davacıların çıkma payının hesaplanması gerektiği, davacıların bu şekilde sorumluluk davası açmadığı, şirket özsermayesinin ekside olduğu, birleşen davada davalı ... tarafından 3. kişilerden şirket adına tahsil edilen ... TL’nin şirket hesaplarına aktarıldığının ispatlanamadığı, ...’nin 3. kişiler tarafından şirket hesabına gönderilen paraları şirket hesabına aktarmadığına dair iddianın bilirkişi raporu ile doğrulanmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davacıların ayrılma akçesi talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ... TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
DAİREMİZİN ... E., ... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ:
"...Somut olayda, asıl davada davacılar ... ve ... vekilinin dava dilekçesinde, davalı ...’nin davalı şirketin müdürü olduğunu, müşteriler tarafından banka hesabına yatırılan paraları tahsil ederek şirket hesabına aktarmadığını, şirket müdürünün hakkını kötüye kullandığını, TTK’nın 626. maddesine göre şirket müdürünün görevini özenle yapmak zorunda olduğunu, ortaklar arasında anlaşmazlıklar bulunduğunu ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkarılmalarını, ... TL çıkma payının tahsilini, davalı şirket müdürü tarafından şirket adına üçüncü kişilerden yapılan tahsilatların faiziyle birlikte TTK’nın 555. maddesine göre şirket adına tahsilini talep ettiği; ... tarihli duruşmada ise açmış oldukları davanın, davalı şirket yöneticisine yönelik sorumluluk davası olduğunu, ayrıca şirketten çıkma ve ayrılma akçesinin tahsiline yönelik bulunduğunu, davalı tarafça şirket ortaklığından çıkmalarına yönelik talep kabul edildiğinden, davanın sorumluluk davasından kaynaklı tazminat ve ayrılma akçesinin belirlenmesine dönüştüğünün açıklandığı; asıl davada davacılar vekilinin .... tarihli beyan dilekçesinde, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... TL alacak davası açtıklarını, taleplerinin şirketin tespit olunan özsermaye değerinin davacıların şirketteki hisselerine karşılık ödenmesi gereken miktar ile davalı ...’nin banka hesabından çekip şirket hesabına aktarmadığı miktarın, davacıların hisselerine karşılık olan miktarının tahsili istemine ilişkin olduğunu belirttiği; ... tarihli ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporu ile davalı şirket müdürünün şirkete zarara uğrattığının tespit edildiğini, davacıların çıkma payının ödenmemesi için çalıştıklarını, usulsüz olarak fahiş miktarda maaş aldıklarını, HMK’nın 176. maddesine göre dava dilekçesinin neticeyi talep kısmını ıslah ettiklerini, dava dilekçesindeki neticeyi taleplerin yanı sıra "davalı şirket yöneticilerinin tutmuş olduğu usulsüz kayıtlar ve ödemelerin de dikkate alınarak şirketten çıkma payının ödenmesini" talep ettiklerini belirttiği; ... tarihli beyan dilekçesinde, ıslah dilekçesi ve TTK'nın 555. maddesine göre, şirketin kasıtlı olarak zarara uğatıldığına dair tespitler dikkate alınarak, ... TL zarardan her bir davacının hissesi karşılığı olan ... TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği; birleşen davada ise ... Ltd. Şti. vekili, davalı ...’in şirket ortağı olduğunu, şirketi temsil ve borçlandırma yetkisi bulunmadığını, buna rağmen müşterilerden tahsilatlar yaptığını, paraları şirkete teslim etmediğini, bu kapsamda ... keşide tarihli, ... TL bedelli çekin, davacı şirketin müşterisi ....’den teslim alınıp, bankadan tahsil edildiği halde şirkete teslim edilmediğini, yine çeşitli tahsilat makbuzları ile müşterilerden ... TL tahsilat yapıldığını, paraların şirkete iadesinin sağlanmadığını ileri sürerek, ... TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece, asıl davanın davacıların şirket ortaklığından çıkması, davalı şirket müdürünün şirket adına 3. kişilerden tahsilatı yapılıp şirkete aktarılmayan tutarların tahsili, birleşen dava ise şirket ortağının üçüncü kişilerden şirket adına yaptığı tahsilatların şirkete ödenmesi istemine ilişkin olduğu, davacılar vekilinin ıslah dilekçesi sunmuş ise de ıslah harcını yatırmadığı, tarafların birbirleri aleyhine açtıkları davalar nedeniyle birlikte hareket etme iradesinin ortadan kalktığı, aralarındaki güvenin zedelendiği, asıl davada davacıların çıkma talebinin yerinde olduğu, asıl davada davacıların şirket müdürünün 3. kişiler tarafından şirket hesabına gönderilen paraların şirkete aktarılmadığına dair iddiasının doğrulanmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şirketin kötü yönetildiği, şirket müdürüne genel kurul kararı olmadan maaş ödemesi yapıldığı anlaşılmış ise de ...’nin davalı konumunda bulunmadığı, bu kişiler hakkında sorumluluk davası açılıp, bir miktar paranın tahsiline karar verildiğinde, bu paraların şirket özsermayesine eklenerek davacıların çıkma payının hesaplanması gerektiği, davacıların bu şekilde sorumluluk davası açmadığı, şirket özsermayesinin ekside olduğu, birleşen davada davalı ... tarafından 3. kişilerden şirket adına tahsil edilen ... TL’nin şirket hesaplarına aktarıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulüne, davacıların şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, davacıların ayrılma akçesi talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, ... TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda asıl davada davacılar vekilinin yargılama sırasındaki beyanları incelendiğinde, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tahsili dışındaki istemin hukuki açıdan belirsiz olduğu, HMK’nın 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, davalı şirket müdürü ... hakkında, TTK’nın 553. vd. maddeleri uyarınca sorumluluk davası açılıp açılmadığının, açılmış ise hangi eyleminden dolayı ne miktarda paranın tahsilinin talep edildiğinin tespiti gerektiği, dava dilekçesinde sadece ... TL çıkma payı için harç yatırıldığından, talebin türü ve talep miktarı belirlendikten sonra Harçlar Kanunu’nun 30. maddesine göre harcın tamamlaması için asıl davada davacılar vekiline süre verilmesi, verilen süre içinde harç yatırılmaz ise anılan kanun maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiği, yine asıl davada davacılar vekilinin ıslah dilekçesinin harç yatırılmadığı gerekçesiyle kabul edilmediği, HMK’nın 176. maddesine göre taraflardan her birinin, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edilebileceği, ıslah dilekçesinde talep edilen tutar için Harçlar Kanunu’nun 30. maddesine göre harç yatırılacağı, davacılar tarafından harç yatırılmaz ise; aynı yasanın 30. maddesi uyarınca süre verileceği, bu süre zarfında davacıların yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda aynı madde gereğince işlem yapılacağı, ancak mahkemece asıl davada davacılar vekilinin ıslah dilekçesi hakkında belirtilen işlemler yapılmadan, harcın yatırılmadığından bahisle değerlendirmeye alınmamasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, gerek şirket yöneticisi hakkında açılacak sorumluluk davası, gerekse şirket ortağından tahsil edip de şirkete aktarmadığı tutardan kaynaklanan alacak davası sonunda, hükmedilecek tutarların şirket hesabına geçeceği, bu miktarların da şirket özvarlığını artıracağı, bu durumda şirket müdürü hakkındaki sorumluluk davası ile şirket ortağı hakkında açılan alacak davası ve şirket ortaklığından çıkma, çıkma payının tahsili davalarının bir arada görülemeyeceği, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsili davasının tefrik edilerek, diğer davaların sonucunun beklenmesi ve şirketin esas sermaye payının belirlenecek gerçek değerine göre ayrılma payının ödenmesi gerektiği, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasının sonucu beklenmeyip de bu esnada asıl davada davacıların şirket ortaklığından da çıkarılması gibi bir durum gerçekleşirse, davacıların aktif dava ehliyetlerinin de kalmayacağı anlaşıldığından, asıl davada davacı ..., asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf bavşurusunun kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir".
İLK DERECE MAHKEMESİNİN ... E., ... K. SAYILI KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, asıl davada, davacının ıslah talepli davasının kabulü ile; ... davalı ...'den alınarak dava dışı ... ..Ltd.Şti.'ne ödenmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacılar vekilince .../... tarihli dilekçe ile gerekçeli kararın hüküm kısmının 1) ''Asıl davada, davacının ıslah talepli davasının kabulü ile ... TL nin davalı ...'den alınarak davalı tarafça şirket adına 3.kişilerden yapılan tahsilatların tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte dava dışı ....Ltd.Şti'ne ödenmesine'' '' olarak hüküm kısmında açıkça belirtilerek kararın tavzih edilmesini talep edilmiş,
Mahkemece ... tarihli ek karar ile:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı şirket müdürünün 3.kişilerden tahsil ettiği paraların tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hisseleri oranında müvekkillerine ödenmesini talep ettiği ancak ... tarihli ıslah dilekçesiyle davasını ıslah ederek davalının şirket malvarlığını kötü niyetle eksiltmesi nedeniyle tazminata hükmedilmesi istemiyle ıslah ettiği, bu dilekçe de faiz talebinden bahsetmediği, daha sonra sunduğu ... tarihli dilekçeyle şirket zararı olan ... TL zarardan müvekillerinin hissesine düşen miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin ıslahı doğrultusunda mahkemece davalının şirket malvarlığını kötü niyetle eksiltmesi nedeniyle tazminata hükmolunduğu, dava dilekçesindeki 3.kişilerden tahsil ettiği paraların iadesine ilişkin talebi ıslah edildiği için bu konuda karar verilmediği, bu nedenle 3.kişilerden tahsil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca ıslah edilen davaya ilişkin olarakta ıslah dilekçesiyle faiz talep edilmediği için bu konuda karar verilmediği, bu nedenle tavzihi gereken bir durum sözkonusu olmadığından davacılar vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl karara ve ek karara yönelik istinaf talebinde bulunan davacılar ... ve ... vekili, faiz taleplerinin hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verildiğini, alacak taleplerinin eksik hesaplandığını, bu konudaki tavzih taleplerinin reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde "şirket adına 3. kişilerden yapılan tahsilatların tahsilat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TTK'nın 555. maddesi gereği şirket adına davalı taraftan tahsili"nin talep edildiğini, dosyaya ibraz edilen ... tarihli kısmen ıslah dilekçesinde ise '...dava dilekçesinin 'Netice-i Talep' kısmında yer alan taleplerimizin yanı sıra davalı-şirket yöneticilerinin tutmuş olduğu usulsüz kayıt ve ödemelerin de dikkate alınarak şirketten çıkma payının tahsilinin talep edildiğini, ilk derece mahkemesince HMK'nın 305. maddesindeki ''Tavzih' taleplerine rağmen ıslah dilekçesinde faiz talebinin yer almadığı gerekçesiyle faiz taleplerinin reddine karar verildiğini, dava dilekçesindeki talepleri yanı sıra dava dilekçesinin HMK'nın 176. Vd. maddeleri gereği kısmen ıslah edilmiş olunduğundan dava dilekçesinde yer alan 'avans faiz' taleplerinin dikkate alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı taraftan tahsili ile dava dışı ....'ne ödenmesi şeklinde karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince ıslah dilekçesinin tamamen ıslah gibi değerlendirilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin 3. kişilerden alınıp ticari defterlere kaydedilmeyen alacak talepleri ile ilgili olarak herhangi bir araştırma yapmadan eksik incelemeye dayalı karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın kısmen ıslah dilekçesi adı altında davanın dayanağı olan iddiasını tamamını değiştirecek ve genişletecek şekilde ıslah dilekçesi ibraz ettiğini, her ne kadar salt talep sonucunu değiştirdikleri iddiasında olsalar da, içerik olarak davaya konu iddiayı tümden değiştirdikleri anlaşılmakta olup bu sebeple söz konusu ıslahın davanın tamamının ıslahı niteliğinde olduğu, bu durumda önceki yapılan tüm usuli işlemlerin yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmekte iken mahkemece de kısmen ıslah yapıldığı yanılgısına düşülerek müvekkiline yeniden cevap dilekçesi sunabilmesi için dahi imkan verilmediğini, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ve hak kaybına uğramasına yol açıldığını, eğer davacı yanlarca sunulan ıslah dilekçesi kısmen ıslah dilekçesi olarak kabul edilecek ise bu halde dava konusunun "...'nin şirkete ait ... Bankasından çektiği bedelleri şirkete teslim etmediği" iddiasından, "şirket müdürünün tuttuğu usulsüz kayıtlar" olarak değiştirilemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini, nitekim dava dilekçesindeki tek iddia olan müvekkilinin şirkete ait ... Bankasından çektiği bedelleri şirkete teslim etmediği iddiasının ispat edilemediğini, şirket hesabına yatan tüm tutarların şirket kayıtlarına geçmiş olduğunun ticari defterlerde yer alan resmi kayıtlar ile ortaya çıktığını, hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu, bildirilen kanaatin somut belge ve kayıtlara dayanmaktan uzak, şahsi kanaat içerdiğini, şirketin uğradığı zararın gerekçelerinin tespiti için dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi gerektiğini, raporda öz sermayenin neden azaldığı yapılan ödemelerin gerekçesinin değerlendirilmediği, yalnızca rakamlar üzerinden şirketin zarar ettiği ve bu hususun normal olmadığının belirtildiğini, davacıların birlikte şirketi terk ederek rakip işletme kurmaları nedeniyle şirketin zarar ettiğini, davacıların rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, mevcut durumda müvekkilinin kusurlu bir davranışının söz konusu olmadığı gibi aksine kar sağlayamayan ticari şirketin üçüncü şahıslar ve idare nezdinde herhangi bir zarara sebep olmaması için titizlikle tüm borçlarının ödendiğini, şirket malvarlığının borçları karşılamaya yetmediği hallerde şirkete şahsi mal varlığından borç dahi vererek vergi borçlarını kapattığını, şirketin ticari hayatta kar elde edememiş olmasının sorumluluğunun müvekkiline yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, maaş ödemelerinin haksız olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin sadece bu ödemelerle sorumlu tutulması gerekirken müvekkilinin şirketin uğradığı tüm zarardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında asıl davanın, şirket ortaklığından çıkma, çıkma payının tahsili, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat, birleşen dava ise şirket ortağının müşterilerden tahsil ettiği paraları iade etmemesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, dairemizin kaldırma kararı üzerine asıl davada, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının tahsiline ilişkin davanın tefriki ile yeni esasa kaydedilmesine karar verildiği,
Bu nedenle asıl davanın, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat, birleşen dava ise şirket ortağının müşterilerden tahsil ettiği paraları iade etmemesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu,
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen ... Karar sayılı karara karşı taraf vekillerince asıl dava ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın dairemizin ...Esasına kaydedildiği,
Dairemizce istinaf incelemesinin daha sağlıklı yapılabilmesi için ise asıl ve birleşen davanın tefrikine karar verilmiş olup,
Asıl davanın istinaf incelemesinin dairemizin işbu ...Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmasına, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının ise tefriki ile dairemizin .../... Esasına kaydedilmesine ve birleşen dava yönünden istinaf incelemesinin yeni esas numarası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Gelinen aşamada istinaf incelemesine konu dava, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yazılı gerekçe ile davada, davacının ıslah talepli davasının kabulü ile ... davalı ...'den alınarak dava dışı ... ..Ltd.Şti.'ne ödenmesine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından tavzih talebinde bulunulmuş olup mahkemece ... tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili ile asıl karara ve ek karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Davacı tarafça dava dilekçesinde, davalı ...'nin yetkili müdür olarak bankadan tahsil ettiği paraları şirket hesabına aktarmadığı iddia edilmiş, ıslah dilekçesi ile de usulsüz kayıt ve ödemeler nedeniyle oluşan zararın tespiti talep edilmiştir. Davacılar vekili ... tarihli dilekçesi ile sorumluluk davasının kapsamını şirketin ...-...-... yıllarında oluşan ... TL zarar ile şirket müdürü ...'nin şirketin ticari defterlerine kendisini ... TL alacaklı olarak oluşturduğu kayıtlar ile genel kurul kararı olmamasına rağmen davalının ... TL, kardeşi ... için ise ... TL maaş ödemesi gösterilmiştir. Bilahare davacılar vekili tarafından verilen ... tarihli dilekçe ile davalından tahsili ile şirkete iadesine karar verilmesi talep edilen miktarın toplam ... TL olduğu belirtilmiştir.
Davacılar vekilince ilk açtığı davada şirket ortaklığından ayrılma ve ayrılma akçesinin ödenmesi talep edildiği gibi sorumluluk davasında belirlenecek miktarın ayrılma akçesi içerisinde değerlendirilmesi talep edilmiş ancak sorumluluk davasında ne miktarda alacağın tahsilinin talep edildiği belirtilmemiştir. Mahkemece sorumluluk davasındaki taleplerin açıklanması için süre verilmesi üzerine ... tarihli dilekçede miktar gösterilmiştir. Buna göre, davacının dava dilekçesinde göstermediği sorumluluk davasında talep edilen miktarın ... tarihli dilekçe ile gösterildiği anlaşılmaktadır.
Bu arada dairemizin kaldırma kararından önce davacı, davasını ıslah ederek dava dilekçesindeki davalının bankadan çekmiş olduğu paraların şirket hesabına yansıtılmamasına yönelik maddi vakıasının yanı sıra maddi vakıa olarak usulsüz kayıt ve harcamaları gösterdiği, ... tarihli dilekçe ile de sorumluluk davasına konu maddi vakıaları açıkladığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafça dava dilekçesindeki vakıalara ıslah suretiyle yeni vakıalar eklenmiş, dava değeri de ... TL olarak belirtilmiştir. Bu haliyle davacıların ıslah talebi kısmi ıslah talebi niteliğindedir.
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde, son bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere, şirket yetkilisi davalı ... tarafından kendisine ve diğer şirket ortağı ...'ye usulsüz maaş ödemeleri yaptığı, şirketin duran ve dönen malvarlıklarını elden çıkartmak suretiyle şirketi zarara uğrattığı, şirketin ... yılından önceki öz sermaye ve karlılık durumu ile ... yılındaki mali durumu karşılaştırıldığında ortaya çıkan sonucun normal bir faaliyet sonucu elde edilebilecek rakamlar olmadığı anlaşıldığından davalının şirketi zarara uğrattığı miktar olan ... TL'nin davalıdan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Ancak sırf şirketin zarar etmiş olması veya mali durumunun bozulması yöneticinin sorumluluğunu gerektiren bir durum değildir. Zira, TTK'nın 644/1-a maddesi atfı nedeniyle limited şirketler yönünden de uygulanması gereken TTK'nın 553. maddesi uyarınca şirketin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin sorumluluklarının söz konusu olabilmesi için kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin kusurlarıyla ihlal edilmiş olması gerekmektedir.
Yargılama aşamasında mahkemece alınan bilirkişi raporlar ise işbu davada karar vermeye yeterli değildir. Dosya kapsamından alınan bilirkişi raporlarında, borca batıklık tespit ediliyormuş gibi şirketin akif pasif oranları, öz sermaye tespiti yapılmıştır. Oysaki bilirkişi raporlarında tespiti gereken husus davalının şirketi kusuru ile zarara uğratıp uğratmadığı, uğratmış ise zarar miktarının tespitidir.
Bu nedenle mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak öncelikle şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak yolsuz/usulsüz kayıtlar ve harcamalar bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti gerekmektedir. Her ne kadar dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarında şirketin ...-... tarihlerinde zarara uğratıldığı belirtilmiş ise de, bu zararın davalının kusurundan kaynaklı olup olmadığı, örneğin zararın piyasa şartlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalının kusuru ile meydana gelip gelmediği hususlarının incelenmesi gerekmektedir. Yine bilirkişi raporlarında alacak kalemlerinin azaldığı, stokların bittiği belirtilmiş ise de, bu alacak kalemlerinin tahsil edilip edilmediği, stokların akıbetinin ne olduğu hususları incelenmemiştir.
Davalı şirket müdürü, ticari defterlerde kendisini alacaklı göstermiş ve bankadan yaptığı tahsilatları alacağından mahsup etmiştir. Yapılacak bilirkişi incelemesinde davalının, şirketten alacaklı olup olmadığının da incelenmesi gerekmekte olup ticari defterler davalının yönetici olduğu dönemde tutulmuş ise ticari defterkerin davalı lehine delil teşkil etmeyeceğinin, davalının söz konusu alacak kalemlerini ve alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınarak yapılacak inceleme neticesinde bankadan yapılan şirket tahsilatlarına dair mahsuplaşmanın doğru olup olmadığının da tespiti gerekmektedir.
Diğer yandan şirket müdürü olan davalının kendisine yaptığı maaş ödemelerine ilişkin olarak dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında bu yönde alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı belirtilmiş ise de, Anayasa ile düzenleme altına alınan angarya yasağı gereğince şirket müdürü olan davalının yapılan işin herhangi bir ücret almadan yapması düşünülemez. Buna göre, mahkemece, uyuşmazlık konusu dönemde, şirketle aynı bölgede ve aynı iştigal kolunda faaliyet gösteren benzer bir şirkette davalı ile aynı sıfatta görev yapmış bir kimsenin aldığı ücret belirlenerek fazla ödeme olup olmadığının tespiti gerekmektedir (.... HD.nin .../... Esas, ... Karar sayılı ilamı).
Sonuç olarak, mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde yeni bir bilirkişi heyetinden alınacak rapor doğrultusunda oluşacak sonuca göre hüküm kurulması, yeniden hüküm kurulurken davacıların ıslahının kısmi ıslah olduğu, bu suretle faiz talebinin de değerlendirilmesi gerektiği ancak istinaf dilekçesi ile faiz talebinin dava tarihinden itibaren talep edilerek sınırlandırıldığı da nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak deliller toplanmadan ve incelenmeden hüküm tesis edildiğinden, davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine, sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacılar ve davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
4-) İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada verilecek hükümle birlikte değerlendirimesine,
...-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
..
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
..
Katip
...
¸e-imzalıdır