1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2025/2940 E., 2026/1604 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 10.09.2026 Sayı: 2025/2940 E. - 2026/1604 K. Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

T.C.

DENİZLİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO : ...

KARAR TARİHİ : 10/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/09/2025

NUMARASI : ...Esas -... Karar

DAVACILAR : 1-...

2-...

3-...

4-...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. ...

MÜTEVEFFA : ...

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

G.KARAR YAZIM TARİHİ : 15.09.2026

İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'ın dava dışı ... İnşaat A.Ş'de 21.03.2021 tarihinde çalışmaya başladığını, 06.04.2021 günü ...- ... Otoyolu yapımı çalışmaları sırasında işverene ait ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'in müteveffaya çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın iş kazası olduğunu, ölümlü kaza nedeniyle müteveffanın eşinin ve çocuklarının destekten yoksun kaldığını, davalı ... Sigorta A.Ş'nin kazaya karışan ... plakalı aracın sigorta şirketi olduğunu, ... Poliçe Nolu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla maddi tazminattan sorumluluğunun bulunduğunu, davalı sigorta şirketine ... Noterliği 26.07.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle maddi tazminatın ödenmesinin talep edildiği ancak ödeme yapılmadığını ve davalı sigorta şirketinin sigortalısı kamyonun karıştığı kazada işveren ve çalıştırdığı işçilerin tam ve asli kusurlu olduğunu ileri sürerek ve belirsiz alacak davası olarak her bir davacı için 1,000,00'er TL maddi tazminatın dava dilekçesinde ayrıntılarını açıkladığı faizleriyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinin ancak sigortalı aracın kara yolunda işletilmesi nedeniyle işletenin sebep olduğu 3. kişilerin uğramış oldukları zararlardan sorumluluğunun bulunduğunu, ancak kaza yerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılık nedeni ile işverenin sebep olduğu zararlar ZMMS (Trafik) poliçesinin değil var ise işveren mali sorumluluk poliçesinin konusu olduğunu, kazanın henüz yapımı devam eden otoyol çalışmasına ilişkin çalışma sahasında ( KTK anlamında kara yolu dışında ) meydana gelmiş olması nedeni ile müvekkili sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini ve şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dosyanın Mahkemeye geldiği aşama itibariyle davaya konu kazanın gerçekleştiği mahalde otoyol çalışmalarının bitmiş olduğu, kaza mahallinde keşif yapmanın artık bu aşamada dosyaya katkı sağlamayacağı kanaatine varıldığından, dosya üzerinden rapor düzenlenmesi için dosyanın trafik bilirkişisi .......... tevdi edildiğini, bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen kazanın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamı dışında toprak döküm şantiye alanında meydana geldiği, olayın trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığının bildirildiği, davacılar vekilinin itirazları üzerine dosyanın bu kez rapor düzenlenmesi için Karayolları Fen Heyetinden oluşan bilirkişiler ..., ... ve...'a tevdi edildiğini, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi heyet raporunda özetle, kazanın meydana geldiği ... ... Otoyol inşaatını üstlenen ... İnşaat A.Ş. tarafından toprak döküm şantiye alanı olarak kullanılan ... mezarlığı mevkii- ... ...-ada /...- parsel orman niteliğindeki arazinin; kamuya açık olan ve toplu trafiğin bulunduğu yerlerden olmadığı, karayolu ile bağlantısının bulunmadığı, toprak döküm şantiye alanı olarak kullanıldığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir bölge olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği, yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporları, ilgili yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu kazanın gerçekleştiği yerin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında karayolu sayılan yerlerden olmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu davaya konu kazada müteveffa ...'ın, 06.04.2021 tarihinde ...-... otoyolu yapımı çalışmaları sırasında şantiyenin dolum sahasında kamyonların malzemeleri döktüğü yeri göstermekte iken davalı işverene ait ... plakalı aracın aracın altında kalarak vefat ettiğini, kaza sonrasında şantiye şefi ve araç şoförünün, ... .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... e. sayılı dosyasıyla yargılandığını ve araç şoförüne 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiğini, ... .... Asliye Ceza Mahkemesi ... e. ...k. sayılı dosya kapsamında alınan 17/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda olay yerinin karayolu sayılan yerlerden olduğu kanaatine varıldığını, yerel mahkeme dosyasına sunulan 03/11/2024 tarihli trafik bilirkişi raporunda ve 07/06/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... İnşaat A.Ş. tarafından kullanılan arazinin kamuya açık ve toplu trafiğin bulunduğu yerlerden olmadığı, karayoluyla bağlantısının bulunmadığı, toprak döküm şantiye alanı olarak kullanılan arazinin 2918 sy. Karayolları Trafik Kanunu kapsamı dışında kaldığı kanaatine varıldığını, gerçekleşen kazaya ilişkin olarak ceza dosyasında esasen maddi olgulara ilişkin tespitlerin 17/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporuyla yapıldığını, anılı raporda kazanın yaşandığı alanın karayolu sayılan yerlerden olduğundan bahisle araç şoförünün kusurlu bulunduğunu ve cezalandırıldığını, her ne kadar işbu dosyada alınan 03/11/2024 tarihli ve 07/06/2025 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilerek hükme varılmışsa da esasen ceza hakimi tarafından kazadaki illiyet bağı ve maddi olgu yönünden yapılan tespitlerin hukuk hakimini bağlamakta olup mahkemece ... .... Asliye Ceza Mahkemesi ... e. sayılı dosyasından alınan 17/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun nazara alınması gerektiğinin açık olduğunu, kazanın meydana geldiği alanın, karayoluyla bağlantısı olması sebebiyle karayolu sayılan yerlerden olduğunu, kazanın gerçekleştiği tarih olan 06.04.2021 tarihinde tüm alanın ...-... otoyol inşaatının çalışma alanı olarak kullanıldığını, bu hususun gerek yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla gerekse ilgili yasal düzenlemelerle sabit olduğunu, şantiye sahasında gerçekleşen kazanın karayolu sayılan yerlerden olduğu ve bu bağlamda sigorta poliçe teminatı kapsamında olması hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/17-499 E. , 2011/557 K. Sayılı ve 28.09.2011 tarihli ilamı bulunduğunu, kaza tarihinde olayın meydana geldiği alan, ...- ... otoyolu çalışma alanı olmakla birlikte, inşaat alanında çalışan araçlar tarafından zaten fiilen kullanılmakta olduğunu, dolayısıyla kaza alanının karayolu sayılmadığı şeklindeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, ayrıca dosyaya sunulan 03/11/2024 tarihli trafik bilirkişi raporunda yer alan kaza şantiye alanını gösteren Google Earth ekran görüntüsünde dahi kaza alanının karayoluyla bağlantısı olduğunun açıkça görüldüğünü, yerel mahkemece eksik ve hatalı incelemeyle hükme varıldığını, ...Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas - ...Karar sayılı ve 24/09/2025 tarihli ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi, davanın yeniden görülmesi mümkün değil ise hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Dava, ölümlü kaza nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ilişkin verilen karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

....İş Mahkemesinin ....02.2024 tarihli ... Esas .../... Karar sayılı görevsizlik kararı ve davacı vekilinin talebi üzerine dosya işbu esasa kayıt ile yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.

... ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ...karar sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ...'in neticeten 18.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...ın beraatine karar verildiği ve verilen kararların istinaf edilmeksizin kesinleştikleri anlaşılmıştır.

Jandarma tutanağında, olay yerinin karayolu olmadığından bahisle trafik kazası tespit tutanağı düzenlemediği, yine mezkur ceza yargılamasında aldırılan 17.09.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise olay yerinin karayolu sayılan yerlerden olduğu kanaati bildirilmiştir.

Kural olarak 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.

Kazanın meydana geldiği yerin karayolu olup olmadığı davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından önem taşımaktadır.Ancak ceza mahkemesi kararında olay yerinin karayolu olup olmadığı yönünde bir belirleme ve tespit yer almamaktadır.

İşbu istinafa konu dosyada aldırılan 03.11.2024 tarihli trafik bilirkişi raporunda olay yerinin karayolu niteliğinde olmadığı ve de trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceği değerlendirilmiştir.

Bunun üzerine ilk derece mahkemesince aldırılan 08.06.2025 tarihli (Karayolları Fen Heyetinden oluşan) bilirkişi heyet raporunda da özetle; "Kazanın meydana geldiği ... ... Otoyol inşaatını üstlenen ... İnşaat A.Ş. tarafından Toprak Döküm Şantiye Alanı olarak kullanılan ... Mezarlığı Mevkii- ... ...-Ada /... Parsel Orman Niteliğindeki Arazinin; kamuya açık olan ve toplu trafiğin bulunduğu yerlerden olmadığı, Karayolu ile bağlantısının bulunmadığı, Toprak Döküm Şantiye Alanı olarak kullanıldığı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir bölge olarak değerlendirilemeyeceği, Görüş ve kanaatiyle takdiri yüce mahkemenize ait olmak üzere iş bu bilirkişi raporunda yer verilen mevzuat maddelerinin ve kusur gerekçelerinin hukuki yorum niteliğinde olmayıp olayın meydana gelmesine etkili olan hususlara ilişkin mevzuata aykırılıkların neler olduğunun gösterilmesi amacıyla kullanıldığını belirtir rapordur." şeklinde rapor ibraz etmiştir.

Davacıların murisi ...'ın dava dışı ... İnşaat A.Ş'de çalıştığı sırada 06.04.2021 günü ...- ... Otoyolu yapımı çalışmaları sırasında ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'in ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, davalı ... Sigorta A.Ş'nin kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS sigorta şirketi olduğu anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık; davaya konu kazanın ZMMS (Trafik) poliçesinin kapsamında olup olmadığı, kazanın gerçekleştiği yerin otoyol çalışmasına ilişkin çalışma sahası olup KTK anlamında kara yolu sayılıp sayılmayacağı, buna göre davalı sigorta şirketinin tazminat taleplerinden sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun'unun 2. maddesi; "Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar.

Bu Kanun, karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa;

a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,

b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,

Bu Kanun hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2011 tarih 2011/17-499 E. 2011/557 K. sayılı kararında Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmediği, karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edileceği, özel izinle girilmenin, özel güvenliğin olmasının KTK'nun 2. maddesinin uygulanmasına engel olmadığı belirtilmiştir.

Ancak aldırılan gerekçeli ve denetime açık olduğu değerlendirilen 08.06.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; kazanın meydana geldiği ve toprak döküm şantiye alanı olarak kullanılan ... Mezarlığı Mevkii- ... ...-Ada /...- parseldeki orman niteliğindeki arazinin; kamuya açık olan ve toplu trafiğin bulunduğu yerlerden olmadığı, karayolu ile de bağlantısının bulunmadığı tespiti kapsamında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında karayolu olarak sayılan yerlerden olmadığı değerlendirilmiştir.

Netice olarak; Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-.....Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacı ...'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacı ...dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacı ...dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

7-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine,

8-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine,

9-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

10-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026

...

Başkan ...

Üye...

Üye ...

Katip ...

Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı