1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/1199 E., 2026/41 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 11.09.2026 Sayı: 2026/1199 E. - 2026/41 K. Diyarbakır 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO :

HAKİM : ... ...

KATİP : ... ...

DAVACI :

VEKİLİ :

DAVALI : ... - ... ...

DAVA : Adi Ortaklığa Temsilci Tayin Edilmesi Talebi

DAVA TARİHİ : 03/02/2026

KARAR TARİHİ : 11/09/2026

KARAR YAZIM TARİHİ

Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığa Temsilci Tayin Edilmesi Talebi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Silvan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasının ...tarihli celsesinde davacı ...'ın davadan kendi açısından feragat ettiğini, diğer davacı ...'un davaya devam etmesi için muvafakat verdiğini, Silvan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının ...tarihli duruşmasında mahkemece adi iş ortaklığına temsilci atanması için süre verildiğini, ...tarihli celsede ...'ın bizzat dinlenerek feragat beyanının tutanağa geçirildiğini, Silvan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının ...tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı gereğince adi iş ortaklığına temsilci atamak üzere yetki verildiğini, bu kapsamda ...T. C. kimlik numaralı, ....Yenişehir/Diyarbakır adresinde ikamet eden ...adi iş ortaklığına temsilci olarak atanması gerektiğini, bu hususta tensiple birlikte karar verilmesini, işbu dava ile Silvan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasının birleştirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER, YARGILAMA VE GEREKÇE:

Dava, adi ortaklığa temsilci tayin edilmesi talebine ilişkindir.

TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.

Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Taraflar arasında kurulduğu iddia edilen abonelik sözleşmesinin TTK' nın 4/1 maddesinde düzenlenmemesi ve Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olması nedeni ile davanın mutlak ticari dava olmadığına kanaat edinilmiştir.

Kanun gereği mutlak ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari dava, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez.

Davanın mutlak bir ticari dava olmaması halinde nispi ticari dava olarak değerlendirilmesi için davanın iki tarafının da tacir olması gerekmektedir.

Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.

TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.

Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Uyap sisteminden yapılan sorgulama sonucuna göre davalının tacir olmadığı, gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarasına haiz potansiyel mükellefi olduğu anlaşılmış, buna ilişkin rapor örneği dosya arasına alınmıştır. Somut olayda davanın her iki tarafının tacir olmadığı, dolayısı ile eldeki davanın nısbi ticari dava da olmadığı görülmüştür.

TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, uyuşmazlığın çözümü mahkememizin görevine girmemektedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinin birinci fıkrasına göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Adi ortaklık, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş bir sözleşme olup, tarafların tacir olmadığı hallerde, adi ortaklık ilişkisinin 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. (Bu yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/7202 Esas 2023/2172 Karar sayılı içtihadı).

Adi ortaklık sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu'ndan düzenlenmiş olması nedeni ile uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkeme olan Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.

Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.

HMK'nun 114/1- c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115. maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu nedenle dosya üzerinden inceleme yapılmış, davaya bakmaya Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması ve mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:

1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE, görevli Mahkemenin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,

2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Diyarbakır Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,

3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı