1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/737 E., 2026/522 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 15.09.2026 Sayı: 2024/737 E. - 2026/522 K. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C.

İSTANBUL

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/737 Esas

KARAR NO : 2026/522

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 27/11/2024

KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 08.06.2022 tarihinde ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla seyir halindeyken aracını yol ve çevre durumuna uygun olmayacak şekilde şerit değiştirmesi sonucu müvekkilinin sürücüsü olarak bulunduğu ... plakalı motosikleti ile sollama anında dengesini kaybetmesi sonucu devrilerek trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, yolcu olarak kazada zarar gören müvekkili ...'ın ağır bir şekilde yaralandığını ve sakat kaldığını, müvekkilinin kaza sonucu ağır yaralanmış olduğunu kaza sonrası tedavisinin devam ettiğini, Hastane tarafından düzenlenen Genel Adli Muayene raporunun ve epikriz raporunun dosyada mevcut olduğunu, davacı müvekkili ...'ın, 01.08.1975 doğumlu olduğunu, kaza tarihi itibariyle 47 yaşında olduğunu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan Heyet Raporunda müvekkilinin % 14 oranında maluliyetinin olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri tazminatlarının davalı sigorta şirketinden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Sigortaya başvurulmuş olduğunu, 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı, başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, ayrıca ödeme yapılması için tüm evrak davalı kuruma teslim edildiğini, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri için işbu dava açıldığını, davalı sigorta şirketine karşı Arabuluculuk işlemleri başlatıldığını ve davalı ... Sigortanın dosyadaki maluliyet oluşması durumunu kabul etmemesi nedeniyle arabuluculuk görüşmesi olumlu sonuçlanmadığını, Sigorta poliçesi ve kanun gereğince, kusuruyla bir kazaya sebebiyet veren kişi ve araç sahibinin sigortacısı bu kusuru gidermeyi teminat altına aldığını, işbu sebeple burada kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı bu zararları gidermekle yükümlü olduğunu, belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 Kapsamında şimdilik 100,00TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı, 100,00-TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı, 100,00-TL Geçici Bakıcı Giderinin davalı ... Sigortadan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Başvuru dilekçesinde bahsi geçen 08.06.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı araç, müvekkili şirkete 01.04.2022 - 01.04.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 500.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 500.000,00-TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, Trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmadığını, bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmadığını, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığını gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmamakla birlikte, yapılacak inceleme sonucunda şirketin sorumluluğunda bir bedel ortaya çıktığı takdirde Poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin sorumluluk limiti olarak esas alınması gerekmekte olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesinin önem taşımakta olduğunu, çünkü sigortanın bir zenginleşme aracı olmadığını, sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin esas olduğunu, davacı tarafın, 08.06.2022 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle iş bu davayı ikame ettiğini ve sigortalı araç sürücüsünün kusuruna dayanarak zararının tazminini talep edildiğini, davacı konu kazayı sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile gerçekleştirildiğini, motor Sürücüleri trafikte sürüş esnasında koruyucu ekipman kullanmaları gerekirken bu kurala riayet edilmemesi durumunda TBK m: 52 ‘Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.’ Hükmü gereği müterafik kusuru bulunduğunu, dosyaya Sunulan Maluliyet Raporu Hükme Esas Alınabilecek Nitelikte olmadığını, davacının trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla; davacı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik mülga:20/02/2019) usul ve esaslarına uygun olarak rapor alınması için iyileşme süreci tamamlandıktan sonra, Adli Tıp Kuruluna sevkine karar verilmesini ve evrak üzerinden değil, bizzat başvuran üzerinden inceleme yapılması gerektiğini, dosyada mevcut olan raporun mevzuata uygun olmadığını, tamamen davacının talebi ve beyanlarına istinaden hazırlanan bir rapora göre uyuşmazlık konusu olayın belirlenemeyeceğini, mahkemenin tek tarafın iddialarını esas alarak delillerin niteliğini incelemeden karar vermesi hukuka aykırı olacağını, ilgili maluliyet raporu yönetmeliğe aykırı olduğundan yeni bir maluliyet raporunun alınması gerekmekte olduğunu, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ... genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplamada Trh-2010 Mortalite Tablosu Ve %1,8 Teknik Faiz Esas alınması gerektiğini, iş kazası hususunun değerlendirilmesi gerekeceğini, davacı tarafa SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiği, müvekkili sigorta şirketinin, geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığını davacının, dava konusu kaza anında çalışıp çalışmadığı ve gelir durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlikten de sorumlu olduğu düşünülse bile, kaza anında herhangi bir işte çalışmayan mağdur için geçici iş görmezlik oluşmayacağını belirerek sair hususlar hakkında cevap ve itiraz haklarımız saklı kalmak kaydıyla, cevaplarımızın kabulü ile, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddine, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;

"...I. Durumda olayın; sürücü ...'ın beyanında yer aldığı üzere idaresindeki motosikletle seyir halindeyken ... plakalı aracın sinyal vermeden bir anda önüne kırınca ani fren yapmasıyla, savrulan motorun dengesini sağlayamayıp yere düşerek sürüklenmesi sonucu meydana geldiğinin kabulü halinde

- Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nun şeridinde seyir halindeyken sola şerit değiştirme manevrası öncesinde yan görüş aynaları ile veya başını çevirerek arkasını gereği gibi taşıt trafiğini kontrol etmediği, yaklaşmakta olan motosikleti dikkate almadığından, tehlikeleri ön görmediğinden, arkadan yaklaşan motosikletin mevcudiyetini, mesafesini ve hızını dikkate almadan ve tehlike bölgesininde uzaklaşmasını beklemeden sola doğrultu değiştirme manevrası yaptığından, arkadan gelmekte olan vasıtayı zamanında fark etmeyerek motosikletin seyir şeridini kapatarak manevra yaptığından, motosikletin stabilitesini bozduğundan, direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olduğundan kurallarına aykırı davrandığından ve dikkatsiz ve tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışı ile kazanın oluşumunda % 85 oranında kusurludur.

- Davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ... idaresindeki vasıtayla gündüz vakti görüş açık olduğu mahalde kısmen süratli seyrettiğinden, hızını uygun şekilde ayarlamadan, tutum ve davranışlarını kontrolünde bulundurmadan tehlike arz edecek tarzda dikkatsiz ve tedbirsizce seyrederek önünde manevra yapan vasıtayı geç fark etmesinden olaya mani olmak bakımından etkin fren ve direksiyon tedbirine zamanında başvurmadığından ve ani direksiyon manevrasıyla aracın stabilitesini bozduğundan, direksiyon hakimiyetini kaybettiğinden, aracı şeridinde tutma becerisini göstermediğinden, olayda dikkatsiz ve tedbirsiz ve nizamlara aykırı davranışı ile kazanın oluşumunda %15 oranında kusurludur.

II. Durumda olayın; ... ifadesinde özetle, önündeki aracı sollamak için sinyal verip şeritten çıkmaya karar verdiğinde, arkasında sol şeritte motosikleti görünce vazgeçtiğini şeridinde kaldığı esnada yanında normal hızla geçen motosikletin 30-40 metre ileride sürücünün kendi sevk ve idare hatası sonucu sağ-sol yaptığını dengesini kaybederek devrilmesi sonucu meydana geldiğinin kabulü halinde

- Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nun kanun ve nizamlara uygun olarak şeridinde yönetimindeki taşıtı kullandığı anlaşıldığından, ani gelişen olayda, olayın oluş yeri ve şekli itibariyle kazayı önleyici alabileceği bir tedbir bulunmadığından ve ayrıca hatalı hal ve hareketi görülmediğinden kazanın oluşumundan atfı kabil kusur imkânı bulunmamaktadır

- Davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ... görüşün açık olduğu mahalde hızını yol, trafik durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadığı, mahalde müteyakkız seyretmediği, bu hali ile olayı önleme imkanını ortadan kaldırarak olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği; ani direksiyon manevrasıyla aracın stabilitesini bozduğu, mevcut hızı ve yük kapasitesini göz önüne almadan aniden fren tedbirine başvurmasının yönetimindeki aracın devrilmesine neden olabileceği kendisi tarafından daha önce görülebilir nitelikte olup, bu durum sürücünün ön tedbirli olmasını gerektiren diğer bir husus olduğu ayrıca görüş alanını kontrol altında bulundurmadığı ve dikkatinin dağınık, yola gereken dikkatini vermeden dikkatsiz ve mevcut hızıyla olay mahalline yaklaştığı, direksiyon hakimiyetini kaybettiği, aracı şeridinde tutma becerisini göstermediği, tutum ve davranışlarını kontrolünde bulundurmadan tehlike arz edecek tarzda dikkatsiz ve tedbirsiz seyrini sürdürmesiyle sebebiyet verdiği olayda %100 oranında kusurludur. Olayda başkaca kusurlu kişi bulunmamaktadır.

Dosyasında bulunan 30.10.2023 tarihli ATK Raporunda yer alan kazanın oluşuna iştirak olunmuştur. Kusur oranlarının belirlenmesi hususunda ise tanık ifadeleri, bilgi ve belgeler doğrultusunda ATK Raporundaki (30.10.2023 tarihli) kanaatin olayın oluşuna uygun bulunduğundan, kusur oranlarının isabetli olduğundan ve neden sonuç ilişkisi doğru kurulduğundan sonucuna katılmaktayız.

SONUÇ VE KANAAT: Yukarıda ayrıntıları açıklanan nedenlerle;

I. Duruma göre

1-) Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ... olayda %85 oranında kusurlu olduğu,

2-) Davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ..., olayda %15 oranında kusurlu olduğu,

II. Duruma göre

1-) Davalıya sigortalı ... plakalı otomobilin sürücüsü ... olayda kusursuz olduğu,

2-) Davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ..., olayda %100 oranında kusurlu olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.

14/01/2026 tarihli ATK raporuna göre; "....Durum: Kazanın davacı sürücü ...'ın ifadelerinde belirtildiği şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde;

A) Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile yerleşim yeri içinde hız limiti düşük mahalde seyir halinde iken seyrini tedbirli sürdürmesi ve şerit değiştirme manevrası yapan araca karşı zamanında etkin tedbir alarak idaresindeki aracı hakimiyeti altında tutması gerekirken bahsedilen bu hususa riayet etmeyip motosikletin hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen olayda, kusurludur.BAA/HÖ

B) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, sola doğru şerit değiştirme manevrası öncesi gireceği şeritteki trafik akışına dair gerekli- yeterli kontrolleri yapması ve bu şeridin müsait olduğuna emin olduktan sonra manevrasını uygun bir zamanda ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, gerisine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri sağlamaksızın sola doğru şerit değiştirme manevrası yaparak davacı sürücü idaresindeki aracın seyir durumunun bozulmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla meydana gelen olayda, kusurludur.

II.Durum: Kazanın sürücü ...'nun ifadelerinde belirtildiği şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde;

A) Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken gereken dikkat ve özeni yola göstermesi, seyrini taşıt yolu üzerinde kontrollü bir şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, idaresindeki aracı hakimiyeti altında tutuma becerisi gösteremeyerek sevk ve idare hatasıyla motosikleti ile birlikte sürüklenmesi neticesinde meydana gelen kazada, asli kusurludur.

B) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken şerit değiştirme manevrası yapmak isterken motosikletin varlığını fark edip şeridinden çıkmayıp seyrettiği sırada solundaki şeritte davacı sürücü idaresindeki motosikletin devrilmesi neticesinde meydana gelen kazada, hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.

SONUÇ:

Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;

I. Durumda:

A) Davacı sürücü ...’ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu,

B) Sürücü ...’nun %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,

II.Durumda:

A) Davacı sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,

B) Sürücü ...’nun kusursuz olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.

Bilirkişi tarafından düzenlenen 01/06/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...A-Olay: 08.06.2022 günü saat 08.15 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı sayılı motosiklet ile ... Caddesi üzerinde sol şeritte seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde sağındaki şeritte önünde seyir halinde iken sola doğu şerit değiştirme manevrası yaparak seyir şeridine giren sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil sebebiyle veya bu otomobilin kendi seyrettiği şerit dışına çıkmasa dahi davacı sürücünün kendi sevk ve idare hatasıyla motosikletin hakimiyetini kaybetmesi neticesinde motosikletin devrilmesi ve davacının da motosiklet ile birlikte sürüklenmesi sonucu dava konusu olay meydana geldiği,

B- Adalet Bakanlığı Adli tıp Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... sayı ve ... tarihli Raporunda;

Olayda; 1. Durumda:

- Davacı sürücü ...'ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu

,- Sürücü ...'nun %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu,

II. Durumda:

- Davacı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... nun kusursuz olduğu kanaatine varıldığı,

C- Davacı vekili tarafından, dava dilekçesine ek olarak sunulan; ... Üniversitesi TIP Fakültesi

Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen... Sayı ve 07.04.2023 tarihli Adli Kurul Raporunda; 1975 Doğumlu ...”ın 08.06.2022 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucu; 20.02.2019 gün 30692 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmenlik “ hükümlerine göre

- Kişinin engellilik oranının 614 (yüzde on dört) olduğu ve sürekli olduğu,

- 08.06.2022 tarihinde itibaren kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında 96100 özürlü sayılması gerektiğini,

- 08.06.2022 tarihinde itibaren 60 gün süre ile günlük ihtiyaçlarının giderilmesinde (temizlik, banyo,tuvalet, yeme — içme vb.) bir başkasının bakımına muhtaç olduğu kanaatine varıldığı,

D- Davacı ...”ın 08.06.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; (Adli Tıp Kurumunun 1. Durum Tespiti)

- 9 ay Geçici İş göremezlik dönem gelirine sürücünün *685 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 47.093,60 TL,

- % 14 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem gelirine sürücünün %50 kusur oranının yansıtılmasıyla zararının 1.716.101,63 TL olmak üzere toplam zararının 1.763.195,23 TL olabileceği,

- 60 günlük bakıcı giderine sürücünün %85 kusur oranının yansıtılmasıyla bakıcı giderinin 10.086,27 TL olacağı,

E- SGK tarafından, davacının geçirdiği trafik kazası nedeni ile herhangi bir ödeme yapılmadığı ve gelir bağlanmadığı,

F- ... plakalı Otomobil, davalı ... SİGORTA A.Ş. tarafından, Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği ta poliçesinde davalı sigorta şirketi tarafından verilen üst limitin kişi başı; sakatlık teminatı 500.000,00 TL, Tedavi gideri teminatı 500.000,00 TL olduğu,

G- Davacı vekilinin başvuru tarihinden sonraki 8 iş gününün 07.08.2024 tarih olduğu,

H- Sorumluluk, temerrüt tarihi ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan maddi zararların ... sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.

Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.

Davacı tarafça 08.06.2022 tarihinde dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla seyir halindeyken aracını yol ve çevre durumuna uygun olmayacak şekilde şerit değiştirmesi sonucu davacı sürücüsü olarak bulunduğu ... plakalı motosikleti ile sollama anında dengesini kaybetmesi sonucu devrilerek trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet vererek davacının kazada ağır bir şekilde yaralanmış ve sakat kalmış olması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunarak huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşıldı.

Davalı tarafından ise davacı tarafın iddialarının kabul edilmeyerek davanın usul ve esastan reddinin talep edildiği anlaşıldı.

Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller değerlendirildiğinde; davacı tarafından kullanılan araç ile dava dışı ...'nun kullandığı araç ile 08.06.2022 tarihinde kaza meydana geldiği, iş bu kaza neticesinde davacı tarafın yaralandığı, kazaya ilişkin kusur tespiti yapılabilmesi için mahkememizce makine mühendislerinden oluşan heyet bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği, olay yerine ilişkin kamera kaydı ve tanık beyanları bulunmadığından taraf beyanlarına göre rapor düzenlendiği, davacının beyanı kabul görürse davalı tarafın sigortalısı ... plakalı otomobilin sürücüsü ... olayda %85 oranında kusurlu olduğu, davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ... olayda %15 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ...'nun beyanları kabul görürse davalı tarafın sigortalısı ... plakalı otomobilin sürücüsü ... olayda kusursuz olduğu, davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ... olayda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur tespitinin yapılamaması nedeniyle dosyanın ATK'ya kusur tespiti için tevdi edildiği, ATK tarafından düzenlenen rapore ile de heyet raporu ile eş değer iki seçenekli rapor düzenlendiği, kazaya ilişkin kusur tespiti yapılamadığı, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar Sayılı ilamı ile davacı tarafın katılan sıfatında olduğu mahkememiz dosyasına da konu olan trafik kazasına ilişkin Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan yargılama yapıldığı, 14/12/2022 tarihli tutanak ile "olay ile ilgili olarak, olayın gerçekleştiği ... Mahallesi, ... Caddesi ve çevresinde yaptığımız çalışmalarımızda, olay anına ilişkin, olayı gösterir herhangi bir güvenlik kamerasına, MOBESE kamerasına ve görgü tanığına rastlanılmadığına dair" tutanak tutulduğu, tarafların kendilerince olayı farklı şekilde anlatması, olay anını gösterir kamera kaydı bulunmaması, olayı gören tarafsız tanık ifadesinin bulunmaması, kaza üzerine çekilmiş bir olay yeri fotoğrafının yahut kaza tespit tutanağının bulunmaması, tarafların birbirinin aracına değil de katılanın motosikletinin sanığın otomobilinin ilerisindeki araca çarptığına dair ortak beyanlar gibi hususlar dikkate alındığında kazanın nasıl meydana geldiğine dair ve hangi tarafın beyanına üstünlük tanınacağına dair tereddüt oluşması nedeniyle beraat karar verildiği, iş bu kararın kesinleştiği, ne ceza yargılamasında ne de mahkememizce yürütülen iş bu yargılama aşamasında kusur tespitinin yapılamadığı, trafik kazasında kusur tespiti yapılamaması nedeniyle eyleme ilişkin illiyet bağının kurulamayacağı, dava konusu tazminata hükmedilebilmesi için kusur ve illiyet bağı şartı bulunmakla iş bu şartların gerçekleştiğinin ispat yükü davacı tarafa ait olmakla huzurdaki davada ispat yükümlülüğünün davacı tarafça yerine getirilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın REDDİNE,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harç ile 1.706,73 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.134,33 TL'nden fazla alınan 1.402,33 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 80.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.600,00 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma vasıtası ile) davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip

¸e-imzalıdır

Hakim

¸e-imzalıdır

* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı