T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/238 Esas
KARAR NO : 2026/646
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/03/2026
KARAR TARİHİ : 08/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/09/2024 tarihinde, sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... İlçesi ... Mahallesinde ... ilçesinden ... ilçesine doğru seyir halindeyken aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracına çarpması neticesi ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacıların desteği olan ...'ın vefat ettiğini, Müvekkillerden ... ve ... müteveffanın ebeveynleri, ... eşi ... diğer davacılar ise çocukları olduğunu, Kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı otomobil sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, söz konusu trafik kazasına ilişkin müvekkillerin şikayetçi olması üzerine Gaziantep .... Ağır Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile kamu davası açıldığını, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğu anlaşıldığını, müvekkillerinin gelirleri yargılama giderlerini karşılamaktan uzak olup adli yardıma muhtaç olduklarını, tarafınıza sunulan nedenler çerçevesinde müvekkilinin yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu açıkça ortada olduğunu, adli yardımdan yararlanmadığı takdirde müvekkilinin davayı takip etmekte zorluğa düşeceğinden adli yardım talep ettiğini, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile; öncelikle adli yardım talebinin kabulü ile; davacıların herbiri için 10 TL destekten yoksun kalma (ölüm tazminatı) tazminatı olmak üzere toplam 60 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların, 07/09/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu dava dışı ... plakalı araçta yolcu konumunda olan ...'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma talebi ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davaya konu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 13/05/2024 -13/05/2026 tarihli arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumlu olabileceği teminat limitinin 1.800.000-TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin adresi İstanbul'da bulunduğunu, yargılamada yetkili olan mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirkete hasar aşamasında eksik belge ile başvuru yapıldığından tazminat için değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, dava şartı gerektiği gibi yerine getirilmeden dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının tazminat alacağı bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu %1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapora alınmasını talep ettiklerini, davacıların müteveffaların ölümü nedeni ile destekten yoksun kalıp kalmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, müteveffanın koruyucu tertibat kullanmadığının tespiti halinde her durumda belirlenecek tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yargılamaya devam edilmesi halinde her durumda poliçe teminat limiti ve kazada vefat eden/yaralanan başkaca şahıslar da göz önünde bulundurularak garame usulü ile değerlendirme yapılması gerektiğini, dava konusu kazanın iş kazası tespiti halinde, SGK’ya başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin ceza dosyasının celbi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alındığını, davacının avans faizi isteminin yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, müvekkili şirketin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan her halükarda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı müteveffanın 07.09.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefatı sebebiyle davacılarda oluşan destekten yoksun kalma tazminatı zararının tahsili istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 01.06.2026 tarihli dilekçe ile, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkillerinin zararını karşılamak üzere mutabık kalınan tazminat tutarının ödemesinin gerçekleştirildiğini, müvekkillerinin uğradığı zararlar tamamen tazmin edildiğinden ve taraflar arasında herhangi bir ihtilaf kalmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamı maddeleri uyarınca sadece vekil eden davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden davadan feragat ettiklerini, davalı taraf ile varılan sulh anlaşması gereğince, davalı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, aynı şekilde davalı tarafın da müvekkillerinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmayacağını belirtmiştir.
Davacılar vekili tarafından sunulan 17.06.2026 tarihli dilekçe ile, davalıya karşı açılan davadan davacılar ... ve ... yönünden de davadan feragat ettiklerini, davalıdan arabuluculuk ücreti hariç masraf ve vekalet ücret taleplerinin bulunmadığını, ancak feragat beyanlarının davalı ile sulh olunması neticesi vuku bulduğundan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davacılar vekilince 17.06.2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde ibraname ve feragatname sunulmuştur.
Davalı vekili 18.06.2026 tarihli dilekçe ile; davacılar vekilleri tarafından işbu davadan feragat edilmiş olduğundan davanın tüm davacılar yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini ve vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
Davacılar vekilinin, dosyaya sunduğu vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görülmüştür.
Davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan 01.06.2026 tarihli dilekçe ile davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden davadan feragat edildiği beyan edilmiş, akabinde sunulan 17.06.2026 tarihinde sunulan dilekçe ile diğer davacılar ... ve ... yönünden davadan feragat edildiği beyan edilmekle, tüm davacılar yönünden davadan feragat edilmiş olduğu ve vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL peşin harcın 1/3 ü olan 244,00 TL harç başlangıçta alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile artan 488,00 TL harcın davacılara iadesine,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekillerinin sunmuş olduğu beyan dilekçeleri ve ibraname dikkate alınarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafça yapılan ödeme ve davacı tarafından imzalanan ibraname dikkate alınarak 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda 6.600,00 TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmedan artan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2026
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı