1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Bölge Adliye Mahkemeleri
  4. İstinaf Kararları
İstinaf/BAM Kararı (Hukuk/Ceza) Kesinleşmedi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/233 E., 2026/389 K.

Bölge Adliye Mahkemeleri 22.04.2026 Sayı: 2023/233 E. - 2026/389 K. Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :

KARAR NO:

HAKİM :

KATİP :

DAVACI :

VEKİLLERİ :

DAVALI :

VEKİLİ :

DAVA :Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ :

KARAR TARİHİ :

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH :

KARARIN MAHİYETİ :KABUL

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı tarafından davacı aleyhine Konya icra Md.... E. dosyasıyla Keşidecisi ..., Lehtarı ... ... Ltd.Şti, Muhatabı ... şubesine ait 15.01.2021 keşide tarihli 150.000,00 TL' lik çek, Konya İcra Md. ... E. . dosyasıyla Keşidecisi ... Alışveriş, Hiz. İç ve dış.Tic. LTD Şti,Lehtarı ... naturel...LTD Şti, Muhatabı ... Bankası olan 20.10.2020 Tarih, 86.700,00 TL' lik çek, Konya İcra Md. ... E. dosyasıyla Keşidecisi ... (...”ın müvekkil şirkete keşide edilmiş bulunan Muhatabı ... olan 30.03.2021 Keşide tarihli 120.000,00 TL' lik çek, Konya İcra Md. ... E. dosyasıyla Keşidecisi ... ...'ın müvekkil şirkete keşide edilmiş bulunan Muhatabı ... olan, 30.11.2020 keşide tarihli 80.000,00 TL çek, Konya İcra Md. ... E. dosyasıyla Keşidecisi ..., Lehtarı ....Tic. LTD. Şti, Muhatabı ... T.A.O. olan, 30.05.2021 keşide tarihli 100.000,00 TL çeklerin arkasına müvekkil şirketin sahte kaşesi üzerine, sahte imza atılarak, davalı firmaya verildiğini, ibrazında karşılığı çıkmadığı için, davalı tarafından kendisinden önceki cirantalara, lehtar ve keşideci hakkında icra takibi başlatıldığını, yukarıda dosya numaraları bildirilen çeklerin hiçbiri davacı şirket tarafından temsilcileri tarafından ciro ile devir edilmediğini, davacı şirketin imzaya yetkili ortakları, ... ve ... olduğunu, çek arkalarındaki ... Tic. Ltd. Şti kaşesi üzerine atılmış bulunan, çekteki hakkın devrini sağlayan ciro imzalarının hiçbirinin davcı şirket temsilcilerine ait olmadığını, kaldı ki kullanılan şirket kaşesi dahi, müvekkil şirketin 31.12.2019 tarihi öncesi kullandığı kaşe olduğunu, zira şirket adresini 31.12.2019 tarihi itibariyle, Ödemişteki adresinden Beydağ adresine taşıdığını, çek arkasındaki kaşe kullanılmadığını, davacı şirketin temsilcilerine ait imza sirkülerini sunduklarını, çek arkalarındaki davacı şirket kaşesi üzerinde bulunan imzalar ile, imza sirkülerindeki imzaların farklı olduğu, çeklerin arkalarındaki imzaların sahte olduğu çıplak gözle dahi anlaşılabileceğini, davacı şirketin, aleyhine açılan Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas Esas numaralı ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, davanın kabulünü, İcra takiplerine dayanak yukarıda dökümlerini yaptıkları çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini, lehimize %20 icra inkar tazminatı ile ücret ve masraf takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinden özetle; Harçlar Kanunu’nun 30. madde hükmü gereği eksik alınan nispi karar ve ilam harcının tamamlanması gerektiği aksi halde dava şartı noksanlığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı şirket tarafından taraflarına verilen çeklerin ödenmemesi sebebiyle davacıya karşı Konya . İcra Dairesinin ..., ..., ..., ..., ..., ... dosya numaralı takiplerde Kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış, ... dosya hariç diğer dosyalar itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, kesinleşen dosyalarda alacaklarının ferileriyle beraber şu an itibarıyla yaklaşık 909.583,34 TL olduğunu, davacı taraf her ne kadar çeklerin şirket yetkilisi tarafından imza atılmadığını, ... Şirketinin hissedarının eşi olan ... tarafından imzalandığını, bunlardan müvekkillerinin haberdar olmadığını, geçersiz olduğunu ve buna dayalı takiplerin hukuki dayanağının olmadığını beyan etmiş ise de bu iddiaların tamamen kötü niyetli olup kesinleşen icra dosyalarındaki alacaklarını akamete uğratmaya yönelik olduğunu, öncelikle ... isimli şirketin ortakları ... ve ...'tir. ... isimli şirketin ortakları ise ... ve ... olduğunu, icraya konu çeklerin keşide edildiği tarihlerde her iki şirket de aynı iş yerini kullandığını, davacı vekilinin dosyaya sundukları 07.07.2021 tarihli vekaletnamede ... ve ... isimli şirketleri temsile yetkili kişinin aynı kişi, ... olduğu görüldüğünü, ortağının ve şirketi temsile yetkili kişinin aynı olması, faaliyet konularının aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri gibi hususlar şirketler arasındaki organik bağa işaret ettiğini, bu ilişkiyi tanık beyanları ile de ortaya koyacaklarını, davacı vekilinin Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunduğu 15.08.2022 tarihli şüpheli ... hakkında resmi evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlarına konu şikayet dilekçesinde, ... isimli şahsın şirket hissedarı ... eşi olduğu şirket hissedarının eşi olması sebebiyle şirkette bulunmakta ve bir kısım işlemlerde yardımcı olduğunu açıkça beyan ettiğini, davacı ile davalı müvekkili arasında ticari işlemler olduğunu, dava konusu çeklerin de davacıya gönderilen mallar karşılığında alınan çekler olduğunu, her bir çek karşılığında davacıya fatura kesildiğini ve mallar teslim edildiğini, çekler davalıya posta yoluyla gönderildiğini, davacının kesilen faturalara o tarih itibari ile hiçbir itirazı olmadığını, karşı açmış oldukları hiçbir dava olmadığını, davacının iddia ettiği şekilde çeklerin imza edilmesinden haberinin olmaması mümkün olmadığını, malları kabul etmesi bu işlemlerden haberdar olduğunun açık göstergesi olduğunu, ayrıca 6047 ve 6049 sayılı icra dosyalarında çekler doğrudan ... şirketine verildiğini, bu çeklerde şirket ilk ciro eden olduğunu, çekin sahteliğine ya da kaybolmasına ilişkin o tarihte yapılan bir şikayet olmadığını, bu şekilde şirketin bünyesine giren birçok çekin ciro edilerek kullanılmasında haberdar olmadığını beyan etmenin hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunu, aynı şekilde şikayet dilekçesinde ... tarafından imza edildiği iddia edilen bir çok çekin ... şirketi temsilcisi tarafından ödendiği açıkça ikrar edildiğini, hatta davacı şirket kendi şirketleri ile organik bağı olan ... isimli şirketi ... isimli kişiye bedelsiz devredileceğine dair protokol dahi yaptıklarını, bu kişilerin ismi geçen şirketleri birlikte yönettiğini, her biri birbirinin yaptığı işlerden haberdar olduklarını, ortada danışıklı dövüş durumu mevcut olduğunu, kasıtlı olarak alacaklarını akamete uğratılmak istendiğini, benzer olayları başka şirketlere de yapıldığını, borcun ödendiği ikrarı da açıkça bunu gösterdiğini, bundan dolayı davacı davaya konu icra takiplerine (..., ..., ..., ..., ... sayılı dosyalara) itiraz etmemiş ve takip kesinleştiğini, burada davalının tek suçu davacı şirkete temsilcilerine güvenmek ve gönderdiği mal karşılığında çekleri posta yoluyla olması olduğunu, ... Şirketi ve ... Şirketi temsilcileri hakkında eylem ve fikir birliği içinde sahte çek keşide etme sebebiyle resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarından şikayet hakkımız saklı olduklarını, davalı tarafın olan firmayla 2019 yılında ticaret yapıldığı, aldığı bu malları yurtdışına ihraç ettiğini, bunun dışında firma temsilcilerinin davalı firma ile bir alışverişinin bulunmadığı iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, davacı firma ile 2020 yılında da ticaret devam etmiş olup, buna ilişkin faturalar ekte mahkemenize sunulduğunu,

sonuç itibarıyla keşide edilen çeklerin karşılığı olarak malların davacı şirkete gönderildiğini, bu şekilde davacıyla bir çok ticari işlemin söz konusu olduğu, şu ana kadar düzenlenen faturalara davacı tarafın herhangi bir itirazının olmadığını, dolayısıyla yetkisiz kişi tarafından işlem yapılmış olsa dahi şirket yetkilisi tarafından buna ses çıkarılmadığını, hatta alacağımızı akamete uğratmak için bilinçli olarak yapılmış olabileceğini, bu kişi ile birlikte çalışıldığının ve daha önce de bu tür işlemlerin başka şirketlere karşı da yapılageldiğini ve bunlara ödemelerin yapıldığının ikrar edildiğini, dolayısıyla tüm bu işlemlere karşı zımni kabulün varlığının söz konusu olduğu, bu durumda ilgili hukuk genel kurulu kararı ile de sabit olmak üzere adı geçen şirketin çeklerden sorumlu olacağının açık olduğu görüleceğini, kaldı ki davacı davaya konu icra takiplerine (..., ..., ..., ..., ... sayılı dosyalara) itiraz etmemiş ve takip kesinleştiğini, davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yıllarına ait muavin defter kaydında ... isimli şirket ile yapılan ticarete ilişkin borç ve alacak kayıtlarıyla da dava konusu çeklerin davacı şirket ile yapılan ticaret amacıyla verildiğinin kanıtı olduğunu, aynı kayıtlar ticaret defterine de işli olduğunu, davalı şirketin sahibi ...’ın vefat etmesi sebebiyle borçluların borçlarını ödememesinden dolayı 2 çocukla kalan eşi Melek Aktaş’ın maddi yönden büyük bir sıkıntı yaşadığını, hal böyleyken mevcut durum itibarıyla 2 yıldır alacağını alamayan ve büyük zararı olan davalının, verilen ihtiyati tedbir kararı ile mağduriyeti arttığını, günümüzdeki yüksek enflasyon oranları karşısında düşük faizlerle hükmedilecek alacağı şu anki ödenecek miktara göre kat kat azalacağını,

ispat külfeti davacıdadır, işbu talepleri uygun görülmezse ekte sundukları deliller ve ispat vasıtalarımız neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddini talep ettiklerini, İşbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, yargılama giderleri ile nispi vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini mahkememizden vekaleten talep etmektedir.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde 3 kişilik bilirkişi heyetinden oluşturulan 29.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu; davacı ... Ticaret Limited Şirketi ve ... Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş olan, 20.10.2020 tarihli “86.700,00” TI.'lik 1 (bir) adet ... Bankası çeki, 30.11.2020 tarihli “80.000,00” TI.'lik 1 (bir) adet ... çeki, 15.01.2021 tarihli *“450.000,00” TI.'lik 1 (bir) adet ... Bankası çeki, 30.03.2021 tarihli “120.000,00” TL.'lik 1 (bir) adet ... çeki, 30.05.2021 tarihli “100.000,00” TI.'lik 1 (bir) adet ... Bankası çeki olmak üzere toplam 5 (Beş) adet kıymetli evraktaki imzaların davacı firma yetkililerine ait olup olmadığının tespitine yönelik olarak, çekler ve dosyada yer alan ve farklı resmi kurumlardan resmi yazıyla talep edilen ve dosya eklenen 15 (Onbeş) adet mukayese belgesi arasında yapılan mukayese sonucunda; İmzanın grafolojik değerlendirilmesinde genel duruşu, açısı, başlangıç ve bitiş karakteristikleri, harf ve şekillerin boyları, ilişkileri ve tersimi, elin izlediği hareket yönü, işleklik, hiz ve meyil, imzadaki strokların sayısı ve mesafeleri, kalem basısı (fulaj), örgüler, eğim, kalem kaldırma sayısı (harfin kaç harekette tamamlandığı), mürekkep kalıntıları, kalem duraksamaları, köşelenmeler, başlangıç noktası ve akışkanlığı dikkate alındığında; söz konusu imzalardan; 1.Nolu çekte kullanılan imzanın; B3., B5., B7. ve B14. No.lu mukayese belgelerinde yer alan Firma imza yetkilisi ...'na ait imzalarla tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlık, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi, başlayış ve nihayete erdirilişi bakımından büyük oranda benzediği, 2., 3., 4., ve 5. Nolu çeklerde kullanılan imzaların; B3., B5., B7. ve B14. No.lu mukayese belgelerinde yer alan Firma imza yetkilisi ...'na ait imzalarla karşılaştırıldığında; söz konusu çeklerdeki imza başlangıçlarının düzleme dik olacak bir şekilde başladığı ve buna bağlı olarak görsel açıdan bitiriş stokunun imzanın içerisinde sonlandığı anlaşılmakla birlikte çeklerdeki imzalar ve ilgili mukayese belgelerindeki imzalar tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlık, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız, baskı derecesi, başlayış ve nihayete erdirilişi bakımından benzerlikler gösterdiği davaya konu imzalar ile B3., B5., B7., B8. ve Bi4. no.lu mukayese belgelerindeki imzaların aynı el ürünü olduğu yönünde bilirkişi raporunu sunmuştur.

Mahkememizce aldırılan Adli Tıp Kurum Başkanlığının 24/06/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ... ve ...'nun inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış oldukları bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususunu bildirir rapor sundukları anlaşıldığı,

Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Taraf itirazları neticesinde çelişkiyi giderecek tarzda hükme esas alınan Adli Tıp Kurum Başkanlığı' ndan alınan 18/12/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; İnceleme konusu çeklerin arka yüzlerinde "... Tic. Ltd. Şti." kaşe izi üzerine atılı ciro imzaları ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığını, söz konusu imzalar, atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, hususlarını bildirir rapor sundukları anlaşıldığı,

Dava; Menfi Tespit davasıdır.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası açmıştır.

Taraf itirazları neticesinde çelişkiyi giderecek tarzda Adli Tıp Kurum Başkanlığı' ndan hükme esas alınan 18/12/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; İnceleme konusu çeklerin arka yüzlerinde "... Tic. Ltd. Şti." kaşe izi üzerine atılı ciro imzaları ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığını, söz konusu imzalar, atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, hususlarını bildirir rapor sundukları anlaşıldığı,

HMK 26 Taleple Bağlılık İlkesi

6100 sayılı HMK'nın 26. Maddesi gereğince "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükümlerinin geçerli olduğunu,

2004 sayılı İİK'nın 72. Maddesinde; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (1)Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.

Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları

a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez.

b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir.

c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir. (... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında,

Davaya konu olan alacaklısının davaya konu olan ... Ticaret Ltd. Şti.' nin alacaklı olduğu, ... Ticaret Limited Şirketi' nin ise borçlu olduğu Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas 150.000,00 TL, Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas, 86.700,00-TL, Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas 120.000,00-TL, Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas 80.000,00-TL, Konya İcra Müdürlüğünün ... Esas 100.000,00-TL olmak üzere toplam alacak miktarının 536.700,00-TL olduğu görülmüştür.

Somut olayda; davalı- alacaklı vekili Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak belgeyi, 19/11/2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararına rağmen ibraz etmediği, bu nedenle bu dosya yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İcra İnkar Tazminatı itirazın iptali davasının konusudur. HMK' nın 26. Maddesi gereği taleple bağlılık ilkesi vardır. Başka bir ifade ile mahkemeler talepten azına karar verebilir. Ancak talepten fazlasına karar veremez. Dolayısıyla davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir.

TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."

Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,

Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarından sadece davacı - borçlu yönünden ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine, davacı yanın, icra inkar tazminatı talebinin (HMK 26 dikkate alındığında) reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE

1-Davacının, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının KABULÜ ile;

Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarından sadece davacı - borçlu yönünden ayrı ayrı borçlu olmadığının TESPİTİNE,

2-Davacı yanın, icra inkar tazminatı talebinin (HMK 26 dikkate alındığında) REDDİNE,

3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 36.661,98-TL harçtan dava başında yatırılan 9.165,50-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 27.496,48-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 85.872,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 9.667,40-TL, 7.700,00-TL Adli Tıp Fatura ücreti ile 14.348,40-TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 31.715,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 4.600,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA,

8-Davacılar tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026

Katip Hakim

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı