T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 28/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/02/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz ve Kayıt Kabul
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 28/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 28/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 05.04.2022 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ......'nin ......'nden alacağı olması sebebiyle icra takibine girişildiğini, alacağın ödenmemesi sebebiyle ...... 'nin iflasının talep edildiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ......'nin 14.07.2021 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflas kararının 08.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, İflas kararı sonrasında Konya .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında iflas masasının oluşturulduğunu, İflas İdaresi tarafından yapılan sıra cetvelinin 24.03.2022 tarihinde Konya .... İcra Müdürlüğü'ne sunulduğunu, İflas kararı kesinleşmiş olduğundan, ikinci alacaklılar toplantısının 17.05.2022 günü yapılmasına, iflas idare memurlarınca oluşturulan sıra cetvelinin ilgililere tebliğine karar verildiğini, sıra cetvelinin taraflarına da 30.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının alacaklarının 24.03.2022 tarihinde Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına sunulan sıra cetvelinde 1.sıraya kaydedilmesinin isabetli olmayıp, bu alacakların 1.sıradan terkini ile 4.sıraya kaydedilmesinin gerektiğinden bahisle; Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasında yapılan sıra cetveline itirazlarının kabulüne, sıra cetvelinin 66.sıradaki davalı alacakları yönünden iptaline, sıra cetvelinin 66.sıradaki davalı alacaklarının 1.sıraya kaydının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile bu alacakların 1.sıradan terkin edilerek 4.sıraya kaydının gerektiğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu 01.06.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olup, davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının, dava dilekçesindeki beyanlarını, iddialarını kabul etmediklerini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemesi kaydıyla ve öncelikle, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, hak düşürücü süre geçtiğinden davacının taleplerinin yine reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın, ilgili İflas Müdürlüğü aleyhine açılması gerekirken müvekkili aleyhine açılması nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmesinin gerektiğini, davanın yine reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, işbu davanın görevsiz ve yetkisiz Mahkeme'de açıldığını, işbu davanın görevli ve yetkili Mahkeme olan Ermenek İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülmesinin gerektiğini, 2004 sayılı İİK hükümleri gereğince iflas sıra cetveline karşı yapılan itirazlarda, şikayet yolu ile İcra Hukuk Mahkemelerine başvuru yapılmasının gerektiğini, davaya konu olayda da davacının, müvekkilinin alacağının sırasına itiraz ettiğini, müvekkilinin işçilik alacağının esasına yada miktarına yönelik bir itirazının bulunmadığını, dolayısı ile Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilininin alacağının, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti v.b. bir kısım işçilik alacağından ibaret olup, yasa ile belirlendiği şekilde 1. sırada olacak şekilde bir öncelik hakkına sahip olduğunu, işçilik alacaklarının öncelikli alacaklar olduğu herkesçe bilinen bir durum olduğu, hal böyle iken, davacının gerçekle bağdaşmayan itirazlarının reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının, müvekkilinin alacağının iflas tarihinden önceki bir yıl içinde tahakkuk etmediğine dair itirazının müvekkili yönünden herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, zira müvekkilinin alacağının normal bir alacak ya da tazminat ya da ticari bir alacak olmadığını, müvekkilinin alacağının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağından oluşan bir kısım işçilik alacaklarından ibaret olduğunu, yasa ile belirlenmiş bir önceliğe sahip olduğunu, davacının, aksi yöndeki beyanlarını kabul etmediklerinden davacının iddialarını kabul anlamına gelmemesi kaydı ile, davaya konu yapılan sıra cetvelinin İflas Müdürlüğü tarafından düzenlenerek taraflara tebliğ edildiğini, bu bağlamda müvekkilinin, davanın açılmasına sebebiyet vermediği için aleyhine yargılama giderine ve ücreti vekalete hükmedilmemesi gerektiğinden bahisle; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Sonuç olarak, takibe konu işçi alacağının 30/04/2015 tarihinde tahakkuk ettiği ( işten ayrıldığı tarih) anlaşılmıştır.
Ancak işçi alacağı davasında işçinin işten ayrıldığı tarih (30/04/2015) itibarıyla İİK'nin 206. madde de belirtildiği üzere iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğmadığı. İİK'nın 206. Maddesinde tahdidi olarak sayılan müddetlerin hesaplanmasında sürelerin hesaba katılmayacağı durumlardan olmadığı konkondato süresi bulunmadığı müflis aleyhine doğrudan iflas davası açıldığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü gerekmiştir.
Davacının kendi alacağının davalıların sırasına kaydı yönünde bir talebi bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmamıştır;
Davacının davasının KABULÜ İLE ,
Konya .... İcra Müdürlüğünün ... ESAS sayılı dosyasında yapılan SIRACETVELİNE İTİRAZIN KABULÜNE,
Sıra cetvelinin kayıt sıra no 66. deki davalı alacakları yönünden İPTALİNE,
Sıra cetvelinin kayıt sıra no 66. deki davalı alacaklarının sıra cetvelinde 1. Sıraya kaydının usul ve yasaya aykırı olduğunun tespiti ile bu alacaklını 1. Sıradan terkin edilerek 4.Sıraya KAYDINA," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında müvekkilin alacağını temlik sözleşmesi ile üçüncü bir şirkete devrettiğinin ve bu temliğin iflas dosyasına bildirildiğinin belirtildiği, bu nedenle müvekkilin davalı sıfatının kalmadığı halde husumete yönelik itirazların dikkate alınmadığı ve bu hususun re’sen değerlendirilmesi gerektiği, yerel mahkemece iflas dosyasından temlik bildirimi ile temlik alanın dosyadaki konumuna, alacağın sıra cetvellerindeki imtiyazlı niteliğinin önceki ve sonraki cetvellerde devam edip etmediğine ilişkin bilgi ve belgelerin celp edilmediği için eksik inceleme yapıldığı, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının hatalı değerlendirildiği, önceki tarihli sıra cetveline süresinde itiraz edilmediğinden alacağın birinci sıradaki yerinin kesinleştiği ve bu nedenle davanın süre yönünden reddi gerektiği halde kabul kararı verildiği, yetki ve görev itirazlarının reddedilmesinin yerinde olmadığı, uyuşmazlığın yalnızca alacağın sırasına ilişkin olduğu için görevli ve yetkili mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğu halde ticaret mahkemesince esastan karar verildiği, müvekkil alacağının işçilik alacaklarından ibaret olduğu ve öncelikli nitelikte bulunduğu, alacağın iflas öncesi icra takibi ve tedbir nedeniyle tahsil edilemeyip sadece iflas masasına kayıt yapılabildiği, davanın sıra cetvelini düzenleyen idare aleyhine açılması gerekirken müvekkil aleyhine açılmasının usule aykırı olduğu, arabuluculuk süreci işletilmeden dava açıldığı, müvekkilin davanın açılmasına sebebiyet vermediği halde yargılama gideri ve vekâlet ücretiyle sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin 24.02.2026 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
GÖREVLİ MAHKEMENİN NERESİ OLDUĞU VE HUSUMET YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE :
İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329)
Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında verilen ve nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa Ticaret Mahkemesine dava açmalıdır.
Somut olayda bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz edildiğinden mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nun 235.maddesinde; "...İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur."
Alacağı, sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklı, diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için dava açabilir. Müflisin sıra cetvelinin kabul edilen alacağın miktar ve esasına itiraz hakkı yoktur. Bir kimsenin alacağının sıra cetveline kayıt talebi tamamen reddedilmişse; ancak kendi reddedilen alacağı hakkında, masaya karşı, kayıt kabul davası açabileceği gibi aynı dava ile birlikte kayıt terkin davası da açabilir. Sıra cetvelinin kayıt talebi tamamen reddedilmiş alacaklı, kayıt kabul davası açmadan kayıt terkin davası açmaz. (Mahmut COŞKUN, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, S:1225)
Alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, ancak kendi (reddedilen) alacağı hakkında, masaya karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir (m.235,II c.1); alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan başka bir alacaklıya karşı sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açamaz. Fakat, alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, kendi (reddedilmiş olan) alacağı için iflas masasına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası (m.235,II c.1) açmış ise, alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklıya karşı da sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açabilir; her iki sıra cetveline itiraz davasını da, m.235,I'deki 15 gün içinde açmalıdır. Bu halde, ikinci davanın (kayıt terkini davasının), birinci davanın (kayıt kabul davasının) sonuçlanmasına kadar bekletilmesi (bekletici sorun yapılması) gerekir. Davacı, birinci davayı kaybederse, ikinci davada hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış olacağından, ikinci dava (kayıt terkini davası) usulden reddedilecektir. Buna karşılık, davacı, birinci davayı kısmen dahi olsa kazanırsa o zaman, ikinci davada hukuki yararı bulunacağından ikinci davaya devam edilir.
Somut olayda, davacı başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz etmiş olup davasını o alacaklı aleyhine açar. Davacının müflisten alacaklı olduğu Konya ... ATM nin ... E ... K sayılı ilamının 06/10/2025 tarihinde dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacının dava açmakta hukuki yaranının bulunduğu anlaşılmıştır.
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE YÖNÜNDEN RESEN YAPILAN İNCELEMEDE:
İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir.
İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder.
Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra cetvelinin alacaklıların incelemesine hazır bulunduğunun belirtilmesi yeterlidir. İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır.
Somut olayda, İflas Dairesi'nin 28/04/2022 havale tarihli yazısında, davacı alacaklı vekilinin, iflas sıra cetvelinin tebliği için adres bildirdiği, masrafı yatırdığı davacı tarafa 30/03/2022 tarihinde tebligat yapıldığı, eldeki davanın ise 08/04/2022 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla esasa geçilmiştir.
İŞÇİ ALACAĞINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT ALACAĞININ İMTİYAZLI ALACAK OLUP OLMADIĞINA YÖNELİK ESAS YÖNDEN İNCELEME;
İİK'nun 206.maddesinin, dördüncü fıkrasının, "Birinci Sıra" başlıklı bendinin (A) alt bendine göre işçilerin, iş ilişkisine dayanan alacakları, haciz yolu ile takiplerde düzenlenecek sıra cetvellerinde, aynı yasanın 100 ve 140. maddelerinin göndermesiyle birinci sırada yer alırlar. İİK'nun 206. maddesinde düzenlenen işçi alacağının, imtiyazlı alacak kapsamında İİK.nun 100. maddesinde sayılan belgelere dayanarak, bu hükme göre iştirak edip bir derece meydana getireceği ve bu derece içindeki sıranın ise İİK.nun 206. maddesine gore belirlenmesi gerekeceği açıktır. (Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/8486 Esas, 2014/6821 Kararı sayılı ilamı)
İİK 206. maddesinin 1. sırasında yazılı olan imtiyazlı alacaklar arasında ilk sırada işçi alacaklarının yer aldığı, işçi alacağı kapsamında alacağın da iş ilişkisine dayalı bir alacak olup, İİK 206 düzenlemesinde birinci sıra kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca alacağın iflasın açılmasından önceki bir yıl içesinde tahakkuk etmiş olması gerekmektedir.
İİK'nın 206. maddesi (A) bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıradaki alacaklar içinde yer almaktadır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının da anılan maddede sayılan imtiyazlı alacaklardan olduğunun kabulü gerekir.
Bu madde de yazılı bulunan "iflasın açılmasından önceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın açılması kararının verildiği tarihten önceki bir yıl olarak anlaşılması gerekir. (Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2200 Esas, 2022/1505 Karar sayılı ilamı )
İİK 206/SON FIKRASI
(Ek fıkra 17/07/2003 -4949/52 Md. Birinci ve ikinci sıradaki alacaklıların müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
1.İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
2.İflâsın ertelenmesi süresi.
3.Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
4.Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen sürelerdir.
SOMUT DOSYAMIZDA:
Konya ....ATM nin ... E., ... K. sayılı ilamı ile 14/07/2021 tarihinde iflasın açılmasına karar verilmiş karar dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile 06/10/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Dolayısıyla İFLASIN AÇILMA TARİHİ:14/07/2021 TARİHİDİR.
Davaya konu davalının işçi alacağının Ermenek ...Asliye ( İş) Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası olduğu, davanın 26/08/2016 tarihinde açıldığı,Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ... E,... K sayılı ilamıyla yeniden hüküm kurulduğu,kararın 23/01/2018 tarihinde kesinleştiği Davalının alacağı işçi alacağına ilişkin olup borcun doğumunun işçinin müflis şirketteki işlerinden ayrıldıkları tarih 30/04/2015 tarihidir.
Sonuç itibarıyla işçi alacağının İİK 206 maddesi gereğince iflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl olan 14/07/2020 tarihide TAHAKKUK etmiş olması gerekecektir ki imtiyazlı işçi alacağı kapsamında değerlendirilmiş olsun.
İİK 206/SON fıkrası gereğince 1 yıllık müddet hesaplamasında alacak hakkında açılmış olan davanın devamı müddeti hesaplamaya katılmayacaktır. Dosya kapsamından sabit olduğu üzere davalının alacağına ilişkin alacak davası açılmıştır. Kural olarak ilam alacaklısı, hükmün henüz kesinleşmemesine rağmen ilamı icraya koyabilir. Ancak bazı ilamların icraya konulabilmesi için o ilamın kesinleşmesi gerekir.HMK.nın 367 maddesinin gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler ve taşınmazın aynına ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler.
İlk Derece Mahkemesince öncelikle Ermenek ....Asliye ( İş) Mahkemesinin açılan dava ile ilgili olarak verilen kararın para alacağı olduğundan hükmün kesinleşmesini beklemeden icraya konulabileceğinden, mahkemece getirtilip incelenecek Ermenek ....Asliye ( İş) Mahkemesinin sözü edilen dosyasında karar verildikten sonra TEHİRİ İCRA kararı alınıp alınmadığı araştırılıp;
Yok Tehiri İcra kararı alınmamış ise, iş kazası ile ilgili olarak Ermenek ....Asliye ( İş) Mahkemesinin açtığı davanın açıldığı tarih ile bu mahkemenin sadece karar verildiği tarih arasında geçen süre yine bu 1 yıllık müddetin hesaplanmasında nazara alınmayacaktır.
Tüm bu açıklamalar gereğince, işçi alacağının İİK 206 maddesi gereğince iflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl olan 14/07/2020 tarihide TAHAKKUK etmiş olması gerekecektir ki imtiyazlı işçi alacağı kapsamında değerlendirilmiş olsun. İflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl için yukarıda yapılan araştırma gereğince bu iş kazası için açılan davanın devamı müddeti nazara alınmadan iş kazası bu 1 yıllık süre dahilinde kalması halinde İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının İİK'nın 206. MADDESİ KAPSAMINDAKİ İMTİYAZLI İŞCİ ALACAĞI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ;
YOK müddet hesaplamasında işçi alacağının doğduğu tarihin (getirtilip incelenecek davaya göre iş kazasının oluştuğu veya işçinin işten ayrıldığı) 1 yıllık süre dahilinde kalmaması halinde doğan maddi ve manevi tazminat alacağı İİK nın 206 maddesi kapsamında İMTİYAZLI İŞCİ ALACAĞI OLMAYACAĞININ DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKECEKTİR.
KABULE GÖREDE;
1-ALACAĞIN TEMLİK EDİLMESİ HALİNE İLİŞKİN OLARAK:
Dosyanın incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince 24/02/2026 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, karar tarihinden önce 27/11/2024 tarihli temlik sözleşmesi ile dava konusu alacağın tamamını bütün faiz ve ferileriyle birlikte Anadolu Merkez Enerji A.Ş'ye temlik ettiği, İlk Derece Mahkemesince temlik alan şirketin davaya dahil edilmeksizin ve bu konuda yeterli araştırma yapılmaksızın karar verilmesi yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2025/10548 E,2026/781 K)
2-DAVALININ VEKALET ÜCRETİNE YÖNELİK İTİRAZININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE;
6100 sayılı HMK nun "yargılama giderlerinin kapsamı” başlığım taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk" başlığını taşıyan 326. maddede "kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği," "yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği," hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, gösterilen husumeti doğru olan, iflasta sıra cetveli davasında sırasına itiraz edilen davalının davayı kabul etmemiş bulunması da gözetilerek davalı aleyhine yargılama giderlerine ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla, buna yönelik itirazın yerinde olmadığı da görülmüştür. (Bkz. İflasta sıra cetveli davasında vekalet ücretine dair; Yargıtay 6.HD 2022/5371 Esas, 2023/2905 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine,davalının istinafının yerinde olduğu anlaşılarak aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde yatırana iadesine,
4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.28/09/2026
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.