T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 08/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 09/06/2026
NUMARASI : ... Esas
DAVACILAR: 1-........
2-........
VEKİLİ : Av.....
İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDEN -
DAVALILAR : 1-........
2-........
VEKİLİ : Av.....
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ve eklerinde özetle; 16/03/2025 tarihinde saat 23:00 sıralarında davalı sürücü ........ sevk ve idaresindeki diğer davalı adına kayıtlı ........ plakalı araç, ........ mah. ... Sokak üzerinde seyir halinde iken kaza noktasına geldiği esnada sağ taraftan seyir halinde oladuğu ........ sokak üzerinden gelen müvekkili ........'ın kullanmakta olduğu ........ plakalı motorsiklete yüksek hızda çarptığını müvekkillerinin kaza neticesinde yaralandıklarını, davacıların işbu trafik kazası neticesinde mağdur durumda olduklarını, yargı harç ve giderlerini karşılayabilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacıların adli yardımdan faydalandırılmasına karar verilmesini talep etmektedir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kaza yapan ........ plakalı aracın ........ nezdinde ........ numaralı ZMSS poliçesi ile teminat altında olduğunu, sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde birinci derecede sorumlu bulunduğunu, SGK kayıtlarına göre davacıların iş kazası bildirimi ve geçici iş göremezlik ödemesinin bulunmadığını, talep edilen tedavi giderlerinin fahiş ve ispattan uzak olduğunu, bakıcı giderlerinin sigorta teminatı kapsamında kalması sebebiyle müvekkillerine yöneltilemeyeceğini, davacının olay anlatımının gerçeği yansıtmadığını, 16/03/2025 tarihli kazanın akşam 20:30 sularında meydana geldiğini, davacı ........'ın sevk ve idaresindeki motosikletin farının yanmadığını, Konya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında da sabit olduğu üzere davacının kask takmadığını ve motosiklet ehliyetinin bulunmadığını, bu durumun kazanın sonuçlarını ağırlaştıran asli bir ihlal olduğunu, müvekkiline atfedilen kusur oranının teknik veriler incelenmeden belirlendiğini ve kabul edilemeyeceğini, davacıların maluliyet iddialarının denetime elverişli olmadığını, kaza öncesine dayanan rahatsızlıkları ile kaza arasında illiyet bağı kurulmadan rapor düzenlendiğini, davacı tarafın toplamda 3.000.400,00 TL maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, bu kapsamda 3.000.000,00 TL manevi tazminat ile 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 400,00 TL maddi tazminat istendiğini, ancak talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve zenginleşme amacı taşıdığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece 13/04/2026 tarihli ara karar ile;" Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin gerçek kişiler yönünden KABULÜ İLE;Adli yardım talebi kabul edildiğinden teminatsız olarak davalılar ........(T.C.:........) ve ........(T.C.:........)'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmazların malvarlığının ve ........ plakalı aracın davalılar ........(T.C.:........) veya ........(T.C.:........) adına kayıtlı olması halinde toplamda 3.000.400,00-TL dava değeri alacağa yetecek kısımlarının İHTİYATEN HACZİNE," karar verildiği, davalılar vekilinin itirazı üzerine;
İlk derece mahkemesi 09/06/2026 tarihli ara kararında özetle; "-İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalılar vekilinin Mahkememizin 13.04.2026 tarih ve ... Esas sayılı ihtiyati haciz kararına yapılan itirazlarının REDDİNE, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; adli yardım talebinin kabul edilmesinin ihtiyati haciz için teminat istenmesini engellemediğini, kusur incelemesi yapılmaksızın ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, toplamda 3.000.400,00 TL üzerinden verilen kararın büyük kısmını oluşturan 3.000.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz uygulanmasının ölçüsüzlük ve orantısızlık teşkil ettiğini, müvekkillerinin tüm malvarlığına yönelik geniş kapsamlı haciz uygulanmasının ticari ve şahsi hayatlarını sekteye uğratacağını, 24/04/2026 tarihli sosyal ve ekonomik durum incelemesine göre müvekkili ........'nın herhangi bir geliri olmadığını, üniversite öğrencisi olup KYK yurdunda kaldığını, üzerine kayıtlı malvarlığı, tapu ve araç bulunmadığını, müvekkillerinin mal kaçırma ihtimalinin söz konusu olmadığını, diğer müvekkili ........ hakkındaki kararın da hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat koşulunun somut olayda gerçekleşmediğini, müvekkillerinin malvarlığını gizlemeye veya alacağın tahsilini güçleştirmeye yönelik kötü niyetli işlemlerine dair somut delil bulunmadığını, müvekkilleri aleyhine tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, tamamen kaldırılmaması halinde müvekkilleri lehine daraltılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafça gerçekleştirildiği iddia edilen haksız fiil nedeniyle tazminat talebinde ilişkin olup, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına yönelik davalı taraflar istinaf talebinde bulunmuştur.
Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.
İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir.
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
Dosyada bulunan raporlara göre davacının zararlarının olabileceği muhtemeldir. Haksız fiil tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.
(Bu hususlara ilişkin; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı ,2014/9434 esas 2014/13476 karar sayılı ilamları)
Somut olayda, maddi hasarlı tespit tutanağı, taraf beyan ve dilekçe içerikleri, mevcut bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde mevcut delillere göre yaklaşık ispat ilkesi gözetilerek ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece, yukarıdaki açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddi kararı doğru olup, bu karara karşı tarafça istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
1-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.