T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/06/2026
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA KONUSUNU
DEVREDEN DAVALI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA KONUSUNU
DEVRALAN DAVALI: ........
DAVA : İflas Sıra Cetvelinde Kayıt Terkin
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/09/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ........ şirketinden alacağının olduğunu, adı geçen şirket hakkında müvekkili şirketin alacağına ilişkin başlatılan icra dosyasında başlatılan icra takibi neticesinde şirket hakkında Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğini ve verilen iflas kararının kesinleştiğini, Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile iflas işlemlerinin başlatıldığını, iflas müdürlüğünce 24/03/2022 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, ikinci alacaklılar toplantısının 17/05/2022 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, İİK'nun 206.maddesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca işçi alacaklarının, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacakların sıra cetvelinde 1. alacak olarak kaydedilebileceğini, dosyada mahkeme ilamına rastlanılmadığını davalı tarafça alacağa ilişkin icra takibinin 01/11/2018 tarihinde başlatıldığını, şirket hakkında verilen iflas kararının ise 14/07/2021 olduğu, davalının alacağının İİK'nun 206. maddesinde geçerli şartlar taşımadığını ve düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin alacağının gerçek bir alacak olup mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davalı alacağının düzenlenen sıra cetvelinde 1. sıradan kabul edilmesi halinde müvekkili şirketin alacağı miktarın azalacağını ya da hiç alamayacağını, müvekkili şirketin iş bu açılan davada hukuki menfaatinin bulunduğunu beyanla Konya .... İflas Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveline itirazlarının kabulü ile sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalı alacağının terkin edilerek 4. sıraya kaydedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini, davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yine davanın iflas müdürlüğü hasım gösterilerek açılması gerektiğini, arabuluculuk sürecinin işletilmediğini, öncelikle dava şartı yokluğu ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, görevli ve yetkili mahkemelerini Ermenek İcra Hukuk Mahkemeleri olduğunu bu nedenle de görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacağının işçi alacağı olduğunu, alacağının iş ilişkisine dayalı bir alacak olup iflas müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer alması gerektiğini, davacının 1 yıl içinde tahakkuk etmediğine yönelik itirazları da kabul etmediklerini, müvekkili alacağının işçilik alacağı olduğundan yasada belirlenen öncelikli alacaklardan olduğunu, davaya konu sıra cetvelinin iflas müdürlüğünce düzenlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte açılan davada müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "Dava konusu alacağın tahakkuk tarihi 28/10/2014 tarihidir. Alacak davası 09/05/2016 tarihinde Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayısında açılmıştır. Anılan dosyada yapılan yargılama neticesinde davacının tazminat talebi haklı görülerek kararda belirtilen tutardaki tazminatın müflis şirketten tahsili yönünde hüküm kurulmuş ve dava 02/10/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Müflis ...........'nin iflas tarihi 14/07/2021 tarihidir. Alacağın doğduğu tarihten alacak davasının açıldığı tarihe kadar 1 yıl 6 ay 11 gün geçmiştir. Alacak davası kesinleştikten iflas tarihine kadar ise 2 yıl 9 ay 12 gün geçmiştir. Alacak davasının devam ettiği süre hesaba katılmadığında, dava açılış tarihine kadar geçirilen süre ve davanın kesinleştiği tarihten iflas tarihine kadar geçirilen süre toplamı 4 yıl 3 ay 23 gündür. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/05/2015 tarih, 2014/7040 Esas, 2015/3573 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere alacak için girişilen icra takibinde geçirilen süre davalı için lehe bir durum oluşturmamakta, yasadaki bir yıllık süreyi kesici ya da durdurucu bir etkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca dava konusu işçi alacağı yasada belirtilen 1 yıllık süreden daha önce tahakkuk etmiş sayıldığından davalı alacağına sıra cetvelinde 1. sırada yer verilmesi isabetli görülmemiştir. İzah olunan nedenlerle sübuta eren davanın kabulü ile davalı alacağının sıra cetvelindeki birinci sıradan terkinine ve dördüncü sıraya kaydına dair karar tesisi gerekmiştir.
Yargıtay 23 HD.'nin 2017/1698 Esas, 2020/4301 Karar sayılı ve Yargıtay 19 HD' nin 2007/11844 Esas, 2008/2064 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere iş bu davanın maktu peşin karar harcı ve maktu vekalet ücretine tabi olması sebebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti buna göre tayin edilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
Konya .... İcra (İflas) Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasındaki 21/03/2022 tarihli SIRA CETVELİNİN 1. SIRASINDA KAYIT SIRA NUMARASI 44. OLARAK YER ALAN DAVALI ALACAĞININ, 1. SIRADAN TERKİN EDİLEREK 4. SIRAYA KAYDINA" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Dava konusunu devreden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sıra cetvelinde belirtilen alacağını (devralan) davalı ........'ye temlik ettiğini, bu nedenle yasal sorumluluğun (devralan) davalı ........'ye ait olduğundan mahkemece müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davanın yasal süre içinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve husumet itirazlarının bulunduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, mahkemece müvekkilinin alacağının maddi ve manevi tazminat olarak nitelendirdiğini, ancak müvekkilinin alacağının, dava dosyasından da belli olduğu üzere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti v.b. işçilik alacaklarına ilişkin olduğunu, bu nedenle de yasa ile belirlendiği şekilde 1. sırada olacak şekilde öncelik hakkına sahip olduğunu, mahkemece müvekkilinin işçilik alacağının iflasın açılmasından önceki bir içinde tahakkuk etmediği gerekçesine dayanılmasının usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, davaya konu yapılan sıra cetvelinin İflas Müdürlüğü tarafından düzenlenerek taraflara tebliğ edildiğini, müvekkili, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderine ve ücreti vekalete hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusunu devralan davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, dava konusunu yargılama esnasında devralan (temlik alan) konumunda olduğunu, dava devam ederken müvekkili şirkete usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanmadığını, yargılama aşamasındaki ara kararlardan, duruşma tutanaklarından, davacı tarafın iddia ve taleplerinden haberdar edilmediğini, hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, müvekkili şirket ve devreden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davacının alacağının çok üzerinde bir miktar yönünden hüküm kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
GÖREVLİ MAHKEMENİN NERESİ OLDUĞU VE HUSUMET YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE :
İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329)
Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında verilen ve nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa Ticaret Mahkemesine dava açmalıdır.
Somut olayda bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz edildiğinden mahkemenin görevli olduğu anlaşılmıştır.
İİK'nun 235.maddesinde; "...İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur."
Alacağı, sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklı, diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için dava açabilir. Müflisin sıra cetvelinin kabul edilen alacağın miktar ve esasına itiraz hakkı yoktur. Bir kimsenin alacağının sıra cetveline kayıt talebi tamamen reddedilmişse; ancak kendi reddedilen alacağı hakkında, masaya karşı, kayıt kabul davası açabileceği gibi aynı dava ile birlikte kayıt terkin davası da açabilir. Sıra cetvelinin kayıt talebi tamamen reddedilmiş alacaklı, kayıt kabul davası açmadan kayıt terkin davası açmaz. (Mahmut COŞKUN, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, 2.Baskı, S:1225)
Alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, ancak kendi (reddedilen) alacağı hakkında, masaya karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir (m.235,II c.1); alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan başka bir alacaklıya karşı sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açamaz. Fakat, alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, kendi (reddedilmiş olan) alacağı için iflas masasına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası (m.235,II c.1) açmış ise, alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklıya karşı da sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açabilir; her iki sıra cetveline itiraz davasını da, m.235,I'deki 15 gün içinde açmalıdır. Bu halde, ikinci davanın (kayıt terkini davasının), birinci davanın (kayıt kabul davasının) sonuçlanmasına kadar bekletilmesi (bekletici sorun yapılması) gerekir. Davacı, birinci davayı kaybederse, ikinci davada hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış olacağından, ikinci dava (kayıt terkini davası) usulden reddedilecektir. Buna karşılık, davacı, birinci davayı kısmen dahi olsa kazanırsa o zaman, ikinci davada hukuki yararı bulunacağından ikinci davaya devam edilir.
Somut olayda, davacı başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz etmiş olup davasını o alacaklı aleyhine açar. Davacının müflisten alacaklı olduğu Konya ... ATM nin ... E ... K sayılı ilamının 06/10/2025 tarihinde dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile kesinleştiği, davacının dava açmakta hukuki yaranının bulunduğu anlaşılmıştır.
HAKDÜŞÜRÜCÜ SÜRE YÖNÜNDEN RESEN YAPILAN İNCELEMEDE:
İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir.
İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder.
Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra cetvelinin alacaklıların incelemesine hazır bulunduğunun belirtilmesi yeterlidir. İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır.
SOMUT OLAYDA;
İflas Dairesi'nin 28/04/2022 havale tarihli yazısında, davacı alacaklı vekilinin, iflas sıra cetvelinin tebliği için adres bildirdiği, masrafı yatırdığı davacı tarafa 30/03/2022 tarihinde tebligat yapıldığı, eldeki davanın ise 08/04/2022 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmakla esasa geçilmiştir.
İŞCİ ALACAĞININ İMTİYAZLI ALACAK OLUP OLMADIĞINA YÖNELİK ESAS YÖNDEN İNCELEME;
İİK'nun 206.maddesinin, dördüncü fıkrasının, "Birinci Sıra" başlıklı bendinin (A) alt bendine göre işçilerin, iş ilişkisine dayanan alacakları, haciz yolu ile takiplerde düzenlenecek sıra cetvellerinde, aynı yasanın 100 ve 140. maddelerinin göndermesiyle birinci sırada yer alırlar. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının İİK'nun 206. maddesinde düzenlenen işçi alacağı niteliğinde olduğu, bu nedenle de imtiyazlı alacak kapsamında, İİK.nun 100. maddesinde sayılan belgelere dayanarak, bu hükme göre iştirak edip bir derece meydana getireceği ve bu derece icindeki sıranın ise İİK.nun 206. maddesine gore belirlenmesi gerekir.( Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/8486 Esas, 2014/6821 Kararı sayılı ilamı)
İİK 206. maddesinin 1. sırasında yazılı olan imtiyazlı alacaklar arasında ilk sırada işçi alacaklarının yer aldığı, iş kazası nedeniyle tazminat alacağının da iş ilişkisine dayalı bir alacak olup, İİK 206 düzenlemesinde birinci sıra kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca alacağın iflasın açılmasından önceki bir yıl içesinde tahakkuk etmiş olması gerekmektedir.
İİK'nın 206. maddesi (A) bendi gereğince, işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, birinci sıradaki alacaklar içinde yer almaktadır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat alacağının da anılan maddede sayılan imtiyazlı alacaklardan olduğunun kabulü gerekir.
Bu madde de yazılı bulunan "iflasın açılmasından önceki bir yıl" ifadesiyle belirlenen sürenin; iflasın açılması kararının verildiği tarihten önceki bir yıl olarak anlaşılması gerekir (Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/2200 Esas, 2022/1505 Karar sayılı ilamı )
İİK 206/SON FIKRASI
(Ek fıkra 17/07/2003 -4949/52 Md. Birinci ve ikinci sıradaki alacaklıların müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
1.İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
2.İflâsın ertelenmesi süresi.
3.Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
4.Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen sürelerdir.
SOMUT DOSYAMIZDA:
Konya ....ATM nin ... E., ... K. sayılı ilamı ile 14/07/2021 tarihinde iflasın açılmasına karar verilmiş karar dairemizin ... E., ... K. sayılı ilamı ile 06/10/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Dolayısıyla İFLASIN AÇILMA TARİHİ:14/07/2021 TARİHİDİR.
Davaya konu işçinin İŞ AKTİNİN FESHİ TARİHİ 31/03/2015 TARİHİ OLUP İŞ BU TARİH TAHAKKUK TARİHİDİR.
İşci alacağına yönelik davalı işçi tarafından FESİH TARİHİ 31/03/2015 tarihiden sonra 09/05/2016 tarihinde Ermenek Asliye (İŞ) Mahkemesinde ... Esas saylı dosyası ile dava açıldığı, dosyanın karara çıktığı ve kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi ... E,... K sayılı ilamıyla Kesin olarak karar verilmiş olup Karar 02/10/2018 TARİHİNDE KESİNLEŞMİŞ olduğu görülmüştür.
Sonuç itibarıyla işçi alacağının İİK 206 maddesi gereğince iflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl olan 14/07/2020 tarihide TAHAKKUK etmiş olması gerekecektir ki imtiyazlı işçi alacağı kapsamında değerlendirilmiş olsun.
Tahakkuk tarihi 31/03/2015 tarihi ile dava açım 09/05/2016 tarihi arasında 1 YIL 1 AY 8 GÜN GEÇMİŞTİR.
İİK 206/SON fıkrası gereğince 1 yıllık müddet hesaplamasında alacak hakkında açılmış olan davanın devamı müddeti hesaplamaya katılmayacaktır.
Karar verilme tarihi 02/10/2018 tarihi ile iflasın açılma 14/07/2021 tarihi arasında 2 YIL 9 AY 12 GÜN GEÇMİŞTİR.
Tüm bu açıklamalar gereğince, dava açım tarihinden önceki geçen süre ile açılan davanın karar tarihi ile iflas açılma tarihlerine göre değerlendiriminde işçi alacağının İİK 206 maddesi gereğince iflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl olan 14/07/2020 tarihide TAHAKKUK etmiş olması gerekecektir ki imtiyazlı işçi alacağı kapsamında değerlendirilmiş olsun. İflasın açılma tarihi olan 14/07/2021 tarihinden önceki 1 yıl için Yukarıda yapılan araştırma gereğince bu işçi alacağı için açılan davanın devamı müddeti nazara alınmadan işçinin işten ayrıldığı tarih bu 1 yıllık süre dahilinde kalması halinde İşci alacağının İİK'nın 206. MADDESİ KAPSAMINDAKİ İMTİYAZLI İŞCİ ALACAĞI KAPSAMINDA KALMADIĞINDAN İşci alacağı İİK nın 206 maddesi kapsamında İMTİYAZLI İŞCİ ALACAĞI OLMAYACAĞINDAN ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu,davalı tarafın istinafının reddi gerekeceği anlaşılmıştır.
DAVALININ VEKALET ÜCRETİNE YÖNELİK İTİRAZININ DEĞERLENDİRİLMESİNDE;
6100 sayılı HMK nun "yargılama giderlerinin kapsamı” başlığım taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk" başlığını taşıyan 326. maddede "kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği," "yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği," hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, gösterilen husumeti doğru olan, iflasta sıra cetveli davasında sırasına itiraz edilen davalının davayı kabul etmemiş bulunması da gözetilerek davalı aleyhine yargılama giderlerine ve bu arada vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla, buna yönelik itirazın yerinde olmadığı da görülmüştür. (Bkz. İflasta sıra cetveli davasında vekalet ücretine dair; Yargıtay 6.HD 2022/5371 Esas, 2023/2905 Karar sayılı ilamı)
Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Dava konusunu devreden davalı vekili ile dava konusunu devralan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, dava konusu devreden davalı vekili ile dava konusunu devralan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalılardan alınan harç yeterli olduğunda yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 30/09/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.