T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : ...
...
DAVALILAR : 1-...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 09/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... , 13/01/2013 tarihinde ... isimli kişinin yaşamış olduğu iş kazasından dolayı yapılan tedavi masrafı ve bağlanan peşin sermaye değerli gelir toplamının, iş kazasından sorumlu olduğunu düşündüğü şahıs ve kurumlardan tahsili amacıyla ...2019/347 Esas sayılı dosyası ile alacak davası ikame ettiğini, bahsi geçen davada 15/03/2022 tarihinde verilen 2019/347 E- 2022/75 K. Sayılı karar ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davaya konu ... alacakları için, 7326 sayılı kanun kapsamında müvekkili şirket tarafından yapılandırma başvurusunda bulunulduğunu, davacı şirketçe , ödeme planına uygu olacak şekilde ilgili davaya konu ... alacağının ödendiğini, dile getirilen davada kesinleşen hükümde her ne kadar alacaklardan davacı şirketin de sorumlu tutulmuş ise de söz konusu sorumluluğun tazminat davasındaki davacıya karşı olduğunu, davacı şirket tarafından tamamı ödenen tazminatın bilirkişi raporları ve mahkeme kararı ile sorumlu oldukları tespit edilen davalılardan işbu rücu davası ile tahsil edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, kazalı ... ’in davalılardan ... ile müvekkili şirket arasında imzalanan 01/01/2013 tarihli ... (...) ...şebekelerinde Arıza Onarım ve Bakım İşleri için Hizmet Alımı Sözleşmesi kapsamında çalışırken iş kazası geçirdiğini, kazalının davalı ... çalışanı olduğunu, diğer davalı ... ile müvekkili şirket arasında 13.03.2012 tarihli ... (... ) Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedeller, vekalet ücretleri ve ödeme tarihinden itibaren faizlerle beraber HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak kabilinde şimdilik 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini taleple dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’i doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iş kazasının meydana geldiği 13.01.2013 tarihinde başladığı ve zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu göz önüne alındığında işbu davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olacağını, ... ’ın ödeme yapması ile müteselsil borçluluktaki dış ilişki sona erdiğinden rücu kapsamının (iç ilişki) taraflar arasındaki tüm ihale şartnameleri ve hizmet alım sözleşmeleri celp edilerek belirlenmesi gerektiğini, ...’nin Kocaeli ilindeki bir takım trafo binalarının modernizasyonu ile yeniden yapımı işini ihaleye verdiğini, bu ihale sonucu yeniden inşa edilen trafo binalarının yapımında gerekli kontrolleri yapmayarak iş kazasının meydana gelmesinde açık kusurlarının bulunduğunu, ...’ın bina maliki olması nedeniyle meydana gelen kazadan ve zarardan dolayı kusursuz olarak sorumluluğunun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın hukuki yarar şartı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, iş kazasının meydana geldiği tarihin 13.01.2013 tarihi olup davacı Sedaş tarafından 7326 sayılı kanun uyarınca yapılan yapılandırma kapsamında ... ’ya yapılan ödeme tarihi ise 11.10.2021 olduğunu, dava tarihinin ise 09.11.2023 olduğunu, yasal düzenleme ile öngörülen iş kaza tarihinden itibaren 10 yıllık süre ve yapılan ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süreleri geçtikten sonra dava açıldığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket ile kazaya uğrayan dava dışı işçi ile hiçbir şekilde işçi işveren ilişkisi, asıl/alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında akdolunan sözleşme ile müvekkili şirket ... ’a ait olan 31 adet elektrik trafo binalarında mevcut yenileme/revizyon işlemlerinin yapımı işi ile sınırlı görev ve sorumluluğunun olduğunu, yenileme işleminden sonra ilgili bağlantıların yapılarak tekrar enerji verilmesine dair tüm iş ve işlemler ... görev ve sorumluluğunda olduğunu, ... tarafından davacı şirkete ve/veya ...’ya ödeme yapılmış olduğunu, ödeme kayıtlarının celbini talep ettiklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde,
Dava, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı işçiye bağlanan gelirler ile yapılan tedavi masraflarından dolayı, asıl işveren tarafından ...'ya müteselsil sorumluluk çerçevesinde yapılan rücuen ödemelerin, iç ilişkide alt işveren ve yüklenici konumundaki davalılardan kusurları oranında rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: ... 'nin 2019/347 Esas sayılı dosyası ile görülen davada davacı tarafından yapılan ödeme nedeniyle davalılara rücu edilip edilemeyeceği hususundadır.
Mahkememizce öncelikle davalıların usule yönelik "Belirsiz Alacak Davası" ve "Zamanaşımı" itirazları incelenmiştir. Rücuen tazminat davalarında, davacının halefiyet veya sözleşme ilişkisi kapsamında talep edebileceği nihai hak ediş miktarı ve rücua esas gerçek zarar kalemleri, kusur ve aktüerya ilkeleri çerçevesinde teknik bilirkişi hesaplamasını gerektirdiğinden, davanın açıldığı tarihte alacağın likit ve tam olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemeyeceği açık olup, davanın HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.
Zamanaşımı def'i yönünden yapılan değerlendirmede; müteselsil borçlulardan birinin diğer borçlulara karşı rücu hakkı, alacaklıya (somut olayda ...'ya) fiilen ödeme yapıldığı tarihte doğar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca rücu istemi, tazminatın tamamen ödendiği ve birlikte sorumlu olan kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde tazminatın tamamının ödenmesinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Davacı ... tarafından ... hesaplarına fiili ödemenin yapıldığı tarih 10/11/2021 olup, rücuen tazminat davasının açıldığı tarih ise 09/11/2023'tür. Ödeme tarihi ile dava tarihi arasında TBK 73. maddesinde öngörülen 2 yıllık yasal zamanaşımı süresi dolmadığından, davalı tarafların zamanaşımı def'ine itibar edilmemiştir.
Davacı ve davalı ... arasından imzalanan ... — ... (...) ... İçin Hizmet Alımı Sözleşmesinde Madde 3'te “Sözleşme konusu iş ..., ..., ... illeri ve ... ilçesi coğrafik sınırları dahilinde ve ...'ın sorumluluğundaki ... ve ... (...) ... ...” şeklinde olduğu anlaşılmış olup davalı davalı ... yüklenici konumundadır. Diğer davalı ... ise kazanın meydana geldiği direkte kazadan 2 ay önce dönüştürme ve iyileştirme yaptığı görülmüştür. Buna yönelik buna yönelik protokol ... 'nin 2019/347 Esas sayılı dosyasında mübrezdir. Dava dışı işçi ...'in kazanın meydana geldiği tarihte davalı ... işçisi olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı işçi ... 'in iş kazası nedeniyle talep edebileceği tazminat isteminde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesine göre davacı ve davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludur.
...'nin 2019/347 Esas, ... 'nin 2021/38 Esas (Yeni Esas: 2024/27) ve ...'nin 2017/898 Esas sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir. Sözü edilen dosyalardaki raporlar 23.12.2025 tarihli celsede taraflara tebliğ edilmiştir. Raporlara itirazlar incelenmiştir. 13/01/2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında, dava dışı ... 'in, bir ekmek fırınının motorlarının ters dönmesi ihbarı üzerine arızayı gidermek amacıyla TR-4501 Dublex trafo kabinine gittiği, kabin içerisindeki hatalı etiketleme ve ters bağlantı nedeniyle enerjisi kesilmemiş olan fider hattına ait direğe çıktığı, direkte çalışma yapmadan önce kendisine tahsis edilen ıstanka ile kontrol yapmaksızın ve hattı topraklamaksızın çıplak elle müdahale etmesi neticesinde yüksek gerilim akımına kapılarak maluliyete uğrayacak şekilde ağır yaralandığı sabittir.
Kusura yönelik incelemede;
6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi uyarınca mahkememiz dosyasında kusur ve rücu hesaplamasının tespiti amacıyla alınan 18/02/2025 tarihli hesap bilirkişi raporu, İş Mahkemesi ve Ceza Mahkemesi dosyalarında kesinleşen maddi olgularla birlikte değerlendirilmiştir.
... 'nin 2019/347 Esas sayılı dosyasında aldırılan ve denetime elverişli bulunan 28/09/2021 tarihli kusur raporunda;
Davacı ... (...): Asıl işveren sıfatıyla iş yerindeki iş sağlığı ve güvenliği denetim, gözetim ve organizasyon yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, trafo kabinindeki dönüşüm işi sonrasında geçici kabul sürecinde fider çıkışlarındaki ters bağlantıyı ve yanlış etiketlemeyi tespit edemeyerek tehlikeli çalışma ortamı barındırdığı gerekçesiyle %40 oranında kusurlu olduğu,
Davalı ..: Kazalı işçinin doğrudan işvereni (alt işveren) sıfatıyla, işçilerine yüksek gerilim hatlarında güvenli çalışma prosedürlerini tam olarak öğretmediği, saha gözetimini sağlamadığı ve kişisel koruyucu donanımların fiilen kullanılmasını denetlemediği gerekçesiyle %30 oranında kusurlu olduğu,
Davalı ..: Sözleşme kapsamında trafo kabininde yürüttüğü modüler hücre dönüşüm ve iyileştirme işleri esnasında çıkış bağlantılarını (H-2 ve H-3 fider hatlarını) ters bağlamak ve panoları yanlış etiketlemek suretiyle kazanın oluşumuna doğrudan sebebiyet verdiği gerekçesiyle %20 oranında kusurlu olduğu,
Kazalı İşçi ..: Mesleki bilgi ve tecrübesine, EKAT belgesine sahip olmasına rağmen direkte çalışmaya başlamadan önce gerilim kontrolü yapmadığı ve kısa devre/topraklama tedbirlerini almadığı gerekçesiyle %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
... 'nin 2017/898 Esas Sayılı dosyanın meydana gelen kazayla ilgili olduğu tespit edilmiştir.
Ceza Mahkemesince saptanan maddi olgular ve beraat hükümleri hukuk hakimini bağlamakla birlikte, ceza mahkemesinin kusur nitelemeleri ve oranları hukuk hakimini bağlamaz (TBK m. 74). İş Hukuku kuralları ve işverenin işçiyi gözetme borcu çerçevesinde İş Mahkemesinde aldırılan ve eldeki rücu davasında da benimsenen %90 (mevcut dava davacısı ve davalıları), %10 dava dışı işçi kusur dağılımı hakkaniyete ve mevzuata uygun bulunmuştur.
... 2024/27 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan dava dava konusu kazayla ilgili olarak dava dışı ...'in iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda belirtilen kusur değerlendirmelerin ... 2019/347 Esas sayılı dosyası ile benzer olduğu, dosyanın temyiz incelemesinden geçtiği, ... 2023/5414 Esas ve 2023/8371 Karar numaralı ilamı ile sadece maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik itirazların kabul edilerek kararın bozulduğu, bu karar üzerine yeni alınan esas numarası üzerinden yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.
... 2023/5414 Esas ve 2023/8371 Karar numaralı ilamının kusura yönelik bozma kanaati olmadığı da göz önüne alınarak mahkememizce, ... 'nin 2019/347 Esas ve ... 2024/27 Esas sayılı dosyalarında yer alan kusur raporların itibar edilmiştir. Bu kapsamda meydana gelen kazada ...'nin %30, ...'nin %20, davacının %40 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Hesaplamaya yönelik incelemede,
Rücuen tahsil edilebilecek miktarın belirlenmesinde; davacı ...'ın 10/11/2021 tarihinde ...'ya yapılandırma kapsamında asıl alacak, tedavi masrafı ve peşin sermaye değeri olarak 299.743,37 TL, icra masrafı, vekalet ücreti ve faiz olarak ise 31.767,22 TL olmak üzere toplam 331.510,59 TL ödeme yaptığı sabit olup, bu ödemelerin yasal dayanakları ... dekontları ile teyit edilmiştir. ... tarafından açılan ...'nin 2019/347 Esas sayılı rücu davasında sadece işçi kusuru dışındaki %90'lık müteselsil sorumluluk üzerinden talepte bulunulduğu saptandığından, davacının yaptığı ödemelerin tamamının iç ilişkide kusur paylaştırmasına tabi tutulması gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 62. maddesi gereğince, müteselsil borçluların iç ilişkide birbirlerine rücu hakkı, her birine düşen kusur oranına göre belirlenir. Hesap bilirkişisi ... tarafından yapılan denetime elverişli hesaplama tablosu esas alınarak, davacı asıl işverenin kendi payından fazla ödediği tutarları davalılara kusurları oranında hesaplanmıştır.
Toplam bölüştürülecek rücu matrahı temel alınarak, davalı alt işveren ...'nin %30 kusur oranına isabet eden sorumluluk miktarı 110.503,53 TL, davalı yüklenici ...'nin %20 kusur oranına isabet eden sorumluluk miktarı ise 73.669,02 TL olduğu tespit edilmiştir.
Böylelikle davacının davalılardan iç ilişki hükümleri çerçevesinde talep edebileceği toplam haklı alacak miktarının 184.172,55 TL olduğu, ihbar olunan sigorta şirketlerince dosyaya yansıyan bir mahsup edilebilir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davanın tam kabulü ile kısa kararda belirtilen miktarlar ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz başlangıç tarihine göre aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Açılan davanın KABULÜ İLE,
-Toplam 184.172,55 TL alacağın;
110.503,53 TL'sinin davalı ...'nden, 73.669,02 TL'sinin ...'nden ödeme tarihi olan 10.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 12.580,83-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.244,29-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.336,54-TL harcın (davalılar aleyhine verilen kararın kabul oranına göre) 5.601,92 TL sinin davalı ... , kalan 3.734,62TL sinin ... alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin (davalılar aleyhine verilen kararın kabul oranına göre) 27.000,00TL sinin davalı ... , kalan 18.000,00TL sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.974,44-TL Tamamlama Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 498,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.012,64TL'nin (davalılar aleyhine verilen kararın kabul oranına göre) 4.807,58TL sinin davalı ... , kalan 3.205,06TL sinin ... alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.200,00 -TL ücretinin (davalılar aleyhine verilen kararın kabul oranına göre) 1.920,00TL sinin davalı ... , kalan 1.280,00TL sinin ... alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde, karar tebliğ masrafı düşürüldükten sonra yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalar vekillerinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/06/2026
Katip ... Hakim ...
¸E-İmzalıdır ¸E-İmzalıdır