10. Hukuk Dairesi 2026/485 E. , 2026/3562 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2104 E., 2025/2336 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/162 E., 2024/307 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının 02.03.1990 tarihinde, ... sicil numarası ile ... Tekstil Sanayi ve Anonim Şirketinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin 02.03.1990 tarihte işe başladığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde,müvekkili Kurumun yapacağı herhangi bir işlem bulunmadığından yersiz ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti amacıyla bu davada davacının belirtilen tarihlerde fiili çalışmasının varlığı araştırılmıştır. Kuruma yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının işe ilk giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dinlenilen tanıkların işe giriş bildirgesi ile tutarlı beyanları esas alınarak davacının isteminin kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmış" gerekçesiyle, davanın kabulüne davacının ... Tekstil Sanayi Anonim Şirketi ünvanlı .. sigorta sicil no.lu iş yerinde hizmet sözleşmesine tabi olarak asgari ücret ile 02.03.1990 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G. maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 13.04.1990 tarihi olduğunun tespitine, bu tarih öncesi çalışma süresinin prim gün sayısına eklenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışma olgusunun ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 3. maddesinin II. fıkrasının D bendi, 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
Öte yandan, 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987–05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... Teks.San.A.Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 02.03.1990 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, iş yerinin 01.07.1989-31.01.1991 tarihleri arasında Kanun kapsamında olan pamuklu bez dokuma mahiyetli iş yerinden dava konusu 1990 yılında hiç bordro verilmediği, 1989/2. Dönemden ek bordro ile ... adına (01.07.1989 tarihinde 1 gün) ve 1991/1. dönemden de ... adına 05.01.1991 tarihinde 1 gün süreli bildirimin olduğu, komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet vasıtasıyla yapıldığı, emniyet tarafından yapılan araştırmada aynı işyerinde çalıştıkları emniyet tutanağı ile tespit edilen ancak işyerinden sigortalılıkları bulunmayan ..., ..., ..., ..., ..., ... ile yukarıda anılan bordrolarda yer alan ...,... dinlendiği, davacı asilin de beyanının alındığı, davacı asilin beyanında halı dokuma işinde çalıştığını beyan ettiği, aynı şekilde ..., ..., ...'in de tekstil dokuma ve halı dokuma bölümleri olan bu işyerinde davacının halı dokuma bölümünde çalıştığının beyan edildiği Mahkemece bir kısım tanık beyanlarına ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
4.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece dava konusu dönemde işyerinden dönem bordrosu verilmediği de gözetilerek, ...,vergi dairesi ve belediye marifetiyle dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve çalışanları tespit edilerek davacının halı dokuma işinin el halısı dokuma niteliğinde olup olmadığı belirlenmeli, komşu işyeri tespit edilemediği takdirde dinlenen tanıkların tekrar beyanı alınmak suretiyle halı dokunma işinin el halıcılığı olup olmadığı tereddütten uzak şekilde belirlenerek el halıcılığı olduğunun anlaşılması halinde davanın reddine, aksi halde elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.