1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5788 E., 2026/6123 K.

Yargıtay 04.05.2026 Sayı: 2026/5788 E. - 2026/6123 K. 10. Hukuk Dairesi

10. Hukuk Dairesi 2026/5788 E. , 2026/6123 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/254 E., 2026/9 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, sigortalılık başlangıç tespiti davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ..............Halıcılık San. Tic. A.Ş. ünvanlı iş yerinde, 01.10.1990 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının ve 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını doldurduğu 01.03.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışma süresinin prim ödeme gün sayısına dâhil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının, 01.10.1990 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının 18 yaşını doldurduğu 01.03.1991 tarihininin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini karar talep etmiş ise de davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; iş yerinde davacıya ait işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak dönem bordrosunun verilmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle; davacının işe giriş bildirgesi verildiği tarihte sigortalılığı başlatılamadığını, dönem bordoları bir işçinin ne kadar süre ile ve ne kadar ücretle çalıştığını gösteren belgeler olduğunu, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmadığını, aynı zamanda o kişinin işyerinde fiilen çalışmış olmasının şart olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... Mahkemece, öncelikle halı imali mahiyetli olduğu bildirilen iş yerinde yapılan işin niteliği tam olarak belirlenmeli, iş yerinde halı dokuma işinin el halıcılığı dokuma mı fabrikasyon dokuma mı olduğu belirlenmeli, bu iş yerinde yapılan işler belirlenmeli, öte yandan davacının yaptığı iş tereddütsüz net bir şekilde belirlenmeli, bu kapsamda 1990/2. dönem bordrosundan bildirilenlerden, Mahkemece resen tespit edilecek yeteri sayıda bordro tanığı dinlenmeli, dinlenen ve dinlenecek tanık beyanları arasında oluşan çelişkiler giderilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir. ..." şeklindeki gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sigortalılık başlangıç tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 60. maddenin (G) bendi, 79.,108. maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bordro ve SGK

Bordro, prim, teşvik ve SGK bildirgeleri konusunda sorunuzu SMMM ekibimize iletin.

Mali müşavirlik hizmetimiz

Mesajınız SMMM ekibimize iletilir.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı