1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5570 E., 2026/3195 K.

Yargıtay 03.06.2026 Sayı: 2025/5570 E. - 2026/3195 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2025/5570 E. , 2026/3195 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1251 Esas, 2025/1317 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/68 E., 2022/233 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri adına tescilli "...", "..." ve "..." ibareli markaların bulunduğunu, "www...." alan adlı internet sitesi kanalıyla ürün ve hizmetlerini tanıttıklarını, müvekkili bayilerinin, fiziki ortamda müvekkilleri adına internet abonelik işlemlerini yaptıklarını, bunun dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişinin, ilgili markaları kullanma ve abonelik işlemlerini yapma hak ve yetkisinin bulunmadığını, davalının, müvekkili şirketler ile hiçbir ilgisi bulunmamasına rağmen müvekkilleri adına tescilli markaları kullandığını, yine müvekkillerinin onayı olmaksızın ürün tanıtım görsellerine yer vererek satış yaptığını, bu şekilde tüketici nezdinde ... bayisi imajı oluşturduğunu, bu eylemlerin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve bu eylemlerin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 10 yıl boyunca taraflar arasında akdedilen dağıtım merkezi ve başvuru noktası sözleşmesine göre ... başvuru noktası olarak hizmet verdiğini, ancak davacı tarafın müvekkilinden habersiz şekilde tek taraflı ve hukuka aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ve ilgili ihtarnamede belirttiği iddiaların, sözleşmenin feshedilmesinden önceki döneme dayandığını, müvekkilinin yetkili bayi olarak davacılara ait görselleri kullanmasının, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin gereği olduğunu, bu kullanımın marka tecavüzü ya da haksız rekabet oluşturmadığını, bu nedenle davacı tarafın iddialarının gerçek durumla örtüşmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde soyut iddialardan başka müvekkilinin sözleşmenin feshedildiği dönemden sonraki döneme ilişkin markayı kullandığına ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediğini, müvekkili hakkında yapılan şikayet üzerine kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait iş yerinin dış cephesinde ve iç mekanında, camında, vitrininde, her türlü görsel, kartvizit, broşür, afiş, katalog gibi materyaller üzerinde, davacılar adına tescilli markaların aynısına ya da benzerine rastlanılmadığı, davalının, davacı şirketlere ait tescilli markaları ve bayi dizaynlarını bire bir kullandığına ilişkin de herhangi bir belge, afiş, pano vs. delile rastlanmadığı, markaya tecavüz ve haksız rekabetin oluşmadığı, davalı iş yerinde yapılan incelemede tespit edilen kullanımların, davacı markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalının, davacılara ait markaları izinsiz biçimde kullandığı, ayrıca davacıların bayisi olduğu izlenimini yarattığı ileri sürülerek eldeki dava açılmış ise de davalının, davacılar adına tescilli markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunun ispat edilemediği, dava dilekçesi ekinde sunulan fotoğraflarda, davacı markalarının kullanıldığı görülmekte ise de davalının, daha önce davacıların alt bayisi olduğu, bu nedenle söz konusu fotoğrafların o döneme mi yoksa anılan ilişkinin sona ermesinden sonraki döneme mi ait olduğunun tespit edilemediği, diğer bir deyişle davalının, bayilik ilişkisi sona erdikten sonra davacılar markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin ispat edilemediği gerekçesiyle davacıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı