1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6512 E., 2026/3257 K.

Yargıtay 04.06.2026 Sayı: 2025/6512 E. - 2026/3257 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2025/6512 E. , 2026/3257 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/690 Esas, 2025/1518 Karar

HÜKÜM : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/46 E., 2024/98 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.06.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat......... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 12.05.2016 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin ....... İli, ...... İlçesi sınırları içerisinde davalı şirket adına kargo dağıtımı yapmayı üstlendiğini, sözleşmenin ek protokolü uyarınca 34... , 34... plakalı araçların ve demirbaşların ödeme planı doğrultusunda ve ödemelerin yapılmasına mukabil müvekkiline devredileceğinin kararlaştırıldığını, ne var ki ödeme planı uyarınca tüm ödemelerin yerine getirilmesine karşın araçların ve demirbaşların müvekkiline devredilmediğini, sözleşmenin 31.12.2019 tarihinde karşılıklı olarak sona erdirildiğini, müvekkilinin gerek acentelik sözleşmesinden kaynaklı gerekse ek protokole bağlı ödeme planı doğrultusunda araç ve demirbaşlar için yapmış olduğu ödemeler nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2016 yılı cari hesap alacağı için şimdilik 10,00 TL, 34... ve 34... plakalı araçlar için ödenen 20.190,00 euro, demirbaş bedelleri için ödenen 5.555,00 euro olmak üzere toplam 25.745,00 euronun temerrüt tarihinden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme uyarınca araçların ve demirbaşların KDV tutarının da ödenmesi gerektiğini, KDV bedellerinin ödenmemesi nedeniyle devrin mümkün olmadığını, öte yandan acentenin sözleşmeyi feshetmesi ve haklı nedene dayalı olarak davalı tarafından sözleşmenin feshi halinde yapılan ödemelerin iadesinin mümkün olmayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin davacı tarafından kendi iradesiyle feshedildiğini, davacının herhangi bir cari hesap alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile demirbaş ve araç bedellerinin tespiti noktasında aldırılan bilirkişi raporunda, davacının hak edişlerinden davalı tarafından 36 adet belge ile kesintinin tespit edildiği, toplamda 23.080,00 euro kesinti yapıldığı, ayrıca demirbaş ve taşıtlar için 2.665,00 euro peşin ödemenin tespit edildiği, toplam kesinti ve ödeme miktarının 25.745,00 euro olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık ve karar vermeye elverişli görüldüğü, tarafların imzaladıkları acentelik sözleşmesinde araç ve demirbaşların mülkiyetinin acenteye geçeceğinin düzenlendiği, hak edişlerden yapılan kesintiler miktarınca davacının alacaklı olduğu, davacının dava konusu ettiği cari hesap alacağından feragat ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin cari hesap alacağına ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, araç bedelleri ve demirbaş bedelleri için açılan davanın kabulü ile 25.745,00 euro alacağın temel tutar tarihi olan 02.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davacının kendi isteğiyle ya da davalı tarafından haklı nedenlere binaen feshedildiğinin ispat edilemediği, 12.05.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolü Cari Hesap Sözleşmesinin 8. maddesinde, "... Kargonun şube devir tarihinden sonra acenteye keseceği her türlü faturanın KDV'si fatura tutarıyla birlikte ... Kargoya ödenecek veya acentenin hak edişinden kesilecektir." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, her ne kadar cari hesap sözleşmesi ekinde yer alan ödeme planında "Ödemelerde KDV ayrıca ödenecektir." şeklinde ibareye yer verilmiş ise de, belirtilen sözleşme hükmü doğrultusunda ve dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında izah edildiği üzere gerek demirbaşlar gerekse araç bedelleri yönünden KDV'nin ancak buna ilişkin faturanın düzenlenmesi sonrasında ödenmesinin mümkün olduğu, davalı yanca araç bedelleri ve demirbaşlar yönünden herhangi bir fatura düzenlenmediği gibi sözleşme uyarınca hali hazırda KDV bedellerinin hak edişten kesilme imkanının bulunduğu, KDV'ye ilişkin fatura düzenlemeyen ve KDV bedellerini hak edişten kesmeyen davalının KDV bedellerinin ödeme planı uyarınca ödenmediğine yönelik savunmalarının itibar edilir mahiyette görülmediği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarıyla ödeme planında yer alan tüm bedellerin davalıya ödendiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin davacının kendi iradesiyle ya da davalı yanca haklı sebeplere binaen feshedildiği ispatlanamadığından her halükarda araç ve demirbaşlar için ödenen bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesinin istenebileceği, davalı vekilinin iadesi gereken paranın TL veya euro cinsinden iade edilip edilmemesine ve temerrüt tarihine ilişkin açık bir istinafının bulunmadığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında geçen "yasal faiz" ifadesinin, alacağın euro cinsinden hüküm altına alınmış olması nedeniyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı olarak anlaşılacak olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı