1. Ana Sayfa
  2. Mevzuat Merkezi
  3. Yargıtay
  4. Yargıtay Kararları
Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1616 E., 2026/3243 K.

Yargıtay 03.06.2026 Sayı: 2026/1616 E. - 2026/3243 K. 11. Hukuk Dairesi

11. Hukuk Dairesi 2026/1616 E. , 2026/3243 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1587 Esas, 2025/1717 Karar

HÜKÜM : Davanın reddine

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların, bir kısım nakliye işinin davalı tarafından yapılması hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin yapılacak nakliye borcuna karşılık 27.10.2018 gün ve 120.000,00 TL tutarlı, 28.12.2018 gün ve 125.000,00 TL tutarlı, 28.01.2019 gün ve 100.000,00 TL tutarlı 3 adet çeki tanzim ederek davalıya teslim ettiğini, davalının yüklendiği nakliye hizmetini vermediği için çeklerin ödenmediğini, davalının, davacının borçlu olmadığı bu çeklere karşılıksız şerhi işlettiğini, aynı (120.000,00 TL ve 100.000,00 TL tutarlı) çekler için hem Denizli 1. İcra Müdürlüğünün 2018/7282 E. hem Kula İcra Müdürlüğü'nün 2019/95 E. sayılı dosyalarıyla icra takibine geçtiğini ve karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, karşılıksız çek şikayetine ilişkin davaların Denizli 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/2058 E. ve 2019/268 E. sayılı dosyalarında derdest olduğunu, davalı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkilinin çek borcunun doğmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının borçlu olmadığının açıkça görüleceğini ileri sürerek dava konusu çeklere ilişkin olarak davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptalini, çek bedellerinin %20’sinden az olmamak üzere tazminatın kötüniyetli davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait çeklerin davacı şirket ortaklarından ...'in oğlu...'e ait ... Şarküteri adlı şirketin borcu için müvekkili şirkete verildiğini, süresi içinde ödenmediğini, çekin bir ödeme aracı olup nakit hükmünde bulunduğunu, borcunu ödemeyen davacının haksız ve kötü niyetli olarak, karşılıksız çek nedeniyle haklarında açılan davalardan ceza almalarını ve müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını geciktirmek için huzurdaki davanın açıldığını savunarak davanın reddini, davacı hakkında %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, çekin bedelinin ödendiğini, çekin avans mahiyetinde olduğunu iddia eden davacının öncelikle bu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, usulüne uygun tutulmuş kayıtlara göre, davalının icra takip tarihi ve dava itibariyle davacıdan dava konusu toplam 345.000, 00... adet çek tutarı alacaklı olduğu, sipariş avansları hesabında davaya konu çeklere ilişkin herhangi bir kayıt ve işlem bulunmadığı, davacıya 11.09.2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtarlı kesin süreye rağmen davacının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, öte yandan kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, sonuç olarak, davacının iddialarına yönelik yazılı kanıt sunamadığı, yemin deliline de dayanmadığı, bu durumda mevcut dosya kapsamına göre ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği, tedbir uygulanmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin uygun olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince Dairemizin 11.09.2024 tarih, 2023/4088 E., 2024/6283 K. sayılı ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamında belirtilen çek tevdi bordrolarına, dava konusu çeklerin taşıma ilişkisi nedeniyle avans olarak verilip verilmediği hususuna dair herhangi bir değerlendirme içermeyen bilirkişi raporu uyarınca hüküm verilerek bozma gereğinin yerine getirilmediği, kabule göre de davacı defterlerine dair 13.10.2025 tarihli ek rapor alınmasına rağmen gerekçede davacı defterlerinin kesin süre içinde ibraz edilmemesi sebebiyle davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmediği hususunun yazılması yerinde görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir.

V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge hakkında bize yazın Metinde hata mı gördünüz, sorunuz mu var?
Mesaj türü

İletişim bilgileri isteğe bağlı — size dönüş yapmamızı isterseniz doldurun.

Mesajınız yalnızca ekibimize iletilir, sayfada yayımlanmaz.
Kopyalandı