11. Hukuk Dairesi 2026/877 E. , 2026/2471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2025/299 Esas, 2025/487 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2021/...-5, 6 sayılı tasarım tescilleri olduğunu, davalının, 2023/12 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere müvekkiline ait tasarımların birebir aynısını yapmak suretiyle tasarım haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sona erdirilmesini, müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 151. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmü uyarınca hesaplanacak ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 25.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin sandalye üretmediğini, davacı yandan satın alarak kendi üretmiş olduğu mobilyalara kombinasyon yaparak satışa arz ettiğini, davacının, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/12 D. İş dosyası ile 31.03.2023 tarihinde yapılan tespit esnasında dosyaya ibraz ettiği faturadaki ürünlerin müvekkili tarafından davacıdan alındığını, davacı yanın bunu bildiğini, dava konusu ürünleri davalıya bilerek sattığını, satıştan bir yıl sonra söz konusu davayı açtığını, ayrıca dava konusu tescilli 5 ve 6 sıra numaralı tasarımların esasen tek bir ürüne ait olduğunu ancak açılan dava ile bu tasarımların farklı iki ürün gibi gösterildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümlerin uygulama alanı bulacağı, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığı, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, davalının sandalye ürünlerinin, davacının 2021/... tescil numaralı tasarımlarına ayırt edilemeyecek derecede benzediği gerekçesiyle tecavüze ilişkin talepler yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden eylemin ağırlığı ve paranın satın alma gücü ve maddi tazminat miktarının oranı birlikte değerlendirilerek davanın 20.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine ve maddi tazminat yönünden dosyada yeterli veri bulunmadığı için bilirkişilerce hesaplama yapılamadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50.vd maddeleri gereğince taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL tazminat takdiri ile davalı ürünlerin davacıya ait 2021/... tescil numaralı tasarımlarından ... haklara tecavüz ettiğinin tespitine, haksız rekabet talebinin reddine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.